Şiddetin Kaynağı

"Beraber yaşamayı öğreneceğiz"16 dk


  ŞİDDETİN KAYNAĞI

Babam önceleri acil işi çıktığı zaman koyunları meraya bırakır gelirdi.

Koyunlar otlanır akşam olunca kendileri eve gelirdi. Sürüden ayrılan koyun nasılsa sabah gelir diye kimse telaş yapmazdı.

   Ne zaman ki bizim meraya kurt geldi, koyunları tek başına bırakamaz olduk. Babam hep başında durdu olmadı koruyamadı olmadı köpeği götürdü. Kurtlardan koyunları koruyamıyor, gözünü önünde koyunları kurtlara kaptırmaya başladı. Sürüden bir koyun ayrılsa o koyun sabah eve gelmez. Babam sabah onu kurtlar yemiş halde bulur.

  Bunu kadın cinayetleriyle ne ilgisi var diye düşünürsek. Kurt ile koyun benzetmesinden ziyade, olay örgüsü ne kadar benziyor değil mi?

   Kız çocuklarımızı gözümüzün önünden alıp gidiyorlar o kadar aşırı gittiler ki çocuklarının gözü önünde cinayet işliyorlar.

Gece tek başıma dolaşsam muhtemelen bizim koyun gibi eve dönemem.

  Peki babam eski günlerine yani koyunlarını gönül rahatlığı ile meraya tek başına bırakabilir? Kurt ile kuzu yan yana kırlarda koştuğu zaman sorun çözülür. Her gün başını beklemenin faydasının olmadığını her gün azalan koyunlarımızdan anlıyoruz. (Yine söylüyorum, sadece olay örgüsünü dikkate aldım)

      Her bir kadına koruma versek, gece dışarıya çıkarmasak onları korumak için kadın sığınma evleri yapsak sesimizi duyurmak için her mecraya başvursak da dışarıda dolaşan kötü niyetli şiddete eğilimli erkekler olduğu sürece biz sorunları yaşamaya devam edeceğiz. 

Pusuya yatmış sevgilisinin evden çıkmasını eşinin sığınma evinden çıkmasını bekleyen birçok kişi varken, biz kadınlarımızı nasıl koruyalım.

“Eğiterek, beraber yaşamayı öğreterek kadınlara olan bakış açılarını değiştirerek başarabiliriz”

  Bu nasıl olacak dersek ben iki jenerasyon olarak ayırdım.

   1. kuşak: Eğitime yatkın olan yaş gurubu yani çocuklarımız;

   Her şey çocuk yaşta öğretilen sözlerle başlıyor. Biz kız çocuğuna gece dışarı çıkılmaz yerine erkek çocuğuna gece dışarıda gördüğün kıza laf atılmaz rahatsız edilmez demeliyiz. Komşunun kızına bunu büyüyünce evlendirelim demeyelim. Çocuğumuzun aklına saçma sapan imgeler yüklememeliyiz. Birçok örnek verilebilir bunula ilgili mesela sünnet töreni de kaldırılmalı. Kızın adet dönemi ayıp erkeğin şanlı bir olaymış gibi dinimizde sünnet var, sünnet düğünü yok. 

   Çocuklarımıza merhamet duygusu aşılayalım, bir karıncayı bile incitmesin. Onları sevelim duygusala boşluk kalmasın. Duygularını kontrol etmeyi öfkesini kontrol etmeyi öğretelim.

  Çocuklarımıza yüz defa test çöz diyerek, komşunun çalışkan çocuğu ile karşılaştırarak, eşinden ayrılınca çocuğunu unutarak aslında kendi elimizle canlı birer bomba yetiştiriyoruz. 

    Aile ve ilkokullardaki verilen eğitim gelecek yirmi yıl sonramızı daha güzel hale getirecek. Aile ve okullar bir olarak çalışırsak daha iyi verim alabiliriz.

   Şiddetsiz bir gelecek şiddetle eğitim diyorum.

    2. kuşak: Eğitim için geç kalınmış yaş gurubu;

   Bizim köyde bunlara öğrenmesi geçmiş diyoruz.

Yolda yürüyorum normal kot-gömlek ağzımda bir de maske ile böyle bir bakıyor ki sanki üstümde hiçbir şey yokmuş gibi hissettiriyor, o da yetmiyor peşinden geliyor laf atıyor sen hemen bir bakkala giriyorsun ya da başka birinin zilin çalıp izini kaybettiriyorsun. Kalbin küt küt atıyor korkuyorsun kimden birini babasından, dedesinden, abisinden korkuyorsun. 

  Bir adamı seviyorsun sana güller uzattığı yüzüğünü uzattığı elleriyle sana silah çekiyor aşkla baktığı gözlerinde ölüm görüyorsun.

Elalem ne der diye en yakını seni dışlıyor, zorla evlendiriyor sırf kız çocuğusun diye sevdiğini saklıyorsun ama abin göğsünü gere gere sevdiği kızı ailene söylüyor sen hep saklıyorsun neyse ki bu konu artık yok denecek kadar azaldı buna da şükür.

  Biz bunları kız olduğumuz için mi hedef alındık, güçsüz olduğumuz için mi? Yoksa kadın = namus kavramı mı?

  Son işlenen kadın cinayetleri, ayrılmak isteyen eşler ve arkadaşlık teklifini kabul etmeyen kızlar. Demek ki çocukken, saygı duymayı öğrenmemişler, istediğimi alırım onu başkasının yanında hayal edemiyorum, deliye dönüyorum, birçok bahane ile bir canı alacak kadar merhametsiz duygusuz insanlık dışı hareketlere sahip.

Artık bu denli gözü dönmüş İnsanları ağır cezalar verip suçtan caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Ama şöyle bir eksilik var yine çocukluk dönemine geliyoruz.

Cezayı birkaç yıl yatmaktan ibaret görüyorlar, çünkü biz çocuklara suç işlediğinde ceza vermedik direkt dövdük bağırdık onun anladığı dil bu ceza ona çok basit geliyor. Öyle bir ceza yöntemi uygulayalım ki bir kadına çocuğa, hayvana şiddet taciz yaparken kendi çekeceği aklına gelsin. Devletin yapması gereken caydırıcı yaptırımlar. Bizim halk olarak yapmamı gereken toplumda yer vermemek ya da topluma kazandırmak gerekir. 

  Bu konu öyle uçsuz bucaksız söylenecek çok söz var ama dinleyen yok. Sesimizi yükseltmemiz gerektiğini söylüyorlar. DUYAN YOK.

   Biz susacağız, siz kadına el kalmaması gerektiğini öğreneceksiniz.

Biz sokağa çıktığımızda siz yol değiştirmeyi, laf atmamayı rahatsız etmemeyi öğreneceksiniz.

   Babam belki kurt ile kuzuyu yan yana getiremez ama biz akıl sahibi insanlar biz bir araya gelip beraberce, dövmeden, öldürmeden, saygı duyarak yaşamayı öğrenmeliyiz. 

Şiddetin her türlüsü bizi uçuruma sürükler ama merhamet göklere yükseltir.

                           

  

   

 

   

   


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Ayse Bozkurt

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF