Genel

Özlemek Duygusu Nedir?

"Sadece “özledim” kelimesini kullanıyoruz. Bilmeden, sadece öyle olması gerekiyormuş gibi... Peki biz, neyi, kimi özlüyoruz? "12 dk


ÖZLEMEK NEDİR? ÖZLEMEK DUYGUSU HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ…

Özlemek ve ne istediğini bilmek hakkında her yerde, her koşulda birkaç söz bulabilirsiniz. Ben şimdi size bu konu hakkında olması gerekenleri ve aslında olanları fark ettirmek ve sizin de bu sonuç ile beraber hayatınızdaki birçok kavrama daha farklı bakmanızı sağlamak istiyorum.  

İnsanların birçoğu bir şeyleri özlüyor. İnsanlar o kadar çok “özledim” kelimesini kullanıyor ki… Bu onlar için bir ihtiyaç mı? Yoksa sadece herhangi bir istek gibi onu da mı tüketiyoruz? Bunu fark etmiyoruz. Sadece “özledim” kelimesini kullanıyoruz. Bilmeden, sadece öyle olması gerekiyormuş gibi… Peki biz, neyi, kimi özlüyoruz? 

Belirli bir şeye veda ettiğimiz zaman, ayrıldığımızda ya da bir şeyi bıraktığımızda zorlanıyoruz, sonucunda da özledim duygusunu hissediyoruz. Böyle bir durumda özlem duymak gayet doğru bir şeydir. Fakat biz tam olarak neyi özlediğimizi biliyor muyuz? O insanı/durumu mu yoksa geçmişte olan kendimizi mi? Geçmişe özlem ne zaman/ne kadar gereklidir? 

Sürekli geçmişte yaşayan insanları görmüşsünüzdür. Bunlar da bir şeye veya bir duruma karşı özlem duyuyorlar…Bu olay ile bizim normal şartlarda duyduğumuz özlem arasında nasıl bir fark vardır? 

İlk olarak size şunu söylemek istiyorum. Kendimizde duyguları ancak sıkıştırarak, kendimizi sorgulayarak ve neyi istediğimize karar vererek ilerlemeliyiz.  

Belirli bir alışkanlıkla yaptığımız şeyler bize beraberinde özlem duymayı otomatik olarak getirebilir. Bu durumda ne yapılabilir? Sürekli yaptığımız, gördüğümüz, yediğimiz- içtiğimiz, dokunduğumuz, düşündüğümüz her şeye karşı özlem duyabiliriz. Bu durumun sonucunda da alışkanlıktan dolayı bir şeylerin bir anda yok olması ile beraber acı çekmek de otomatik olarak hissettiğimiz bir duygu olacaktır. Burada önemli olan şey “şeyler” ile “insanlara” karşı hissettiğimiz özlem duygusudur. 

Bilim insanlarına göre özlemek, daha çok bizi mutlu eden serotonin hormonunun düzeyini sabit tutmakla ilgilidir. Bu noktada zihin, aradığı anılar içinde mutlu olduğu zamanları tespit etmektedir. Yani zihnimiz, o anlara bağlı anıları çağırma, yani anımsama eğilimi gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre insanlar, en çok hayatlarının bir dönemindeki daha iyi durumları özlüyor. Pek çok insanın kısa süre de olsa deneyimlediği bu eskiye dönüşü, psikolog Robert Plutchik “Geçmişe duyulan özlem” olarak tarif etmektedir. 

Fakat hayat öyle bir şeydir ki, bazen bazı zamanlarda geçmişi geçmişte bırakmak gereklidir. Hayatımızın akışında kendimizi kaybetmememiz ve devam etmemiz lazımdır. Genellikle insanlar, geçmişindeki bir “kişiyi” ya da “durumu” özlüyorlar. Bu duruma en iyi cevap şu şekilde verilebilir. Geçmişinizi paylaştığınız insanla, geleceğinizde de birlikte olmak istiyorsanız eğer, “yeniden başlamak” kavramına iyi bakma durumundasınızdır. Yani eğer bir insanla yeniden başlamak istiyorsanız, belirli bir noktadan başlarsınız. Asla yeniden başlamak mümkün değildir, yine aynı şekilde aynı şeyleri yaşayıp hissetmeniz de mümkün olmayacaktır.  

Özlem kavramına, insan kavramı üzerinden gitmeye devam edersek eğer, bir kişiyle iletişim kopukluğu yaşadıysanız, küslük ya da daha da ileri seviyede ayrılık yaşadıysanız, özlediğiniz şey o kişi olmayabilir. Araştırmalara göre, insanlar “o kişiyi özlüyorum” dediğinde aslında başkasından bahsetse de, ruhunda kendisinden bahsettiğini fark ediyoruz. Yani aslında “o kişi” kendisi oluyor. O zamandaki kendimizi özlüyoruz. Duygularımızı, sevilmemizi ve sevme biçimimizi.  

Burada önemli nokta, kendimizden bahsedip bahsetmediğimizi fark etmemiz. O zamandaki “ben” kavramımıza bakmamız gereklidir. Tarihin belirli bir noktasında insanlarla geçirdiğimiz vakti de özlüyor olabilir.  

Belki de gerçekten o kişiyi özlüyoruzdur bu da bir seçenek. Bu kararı verirken ilk önce kalbimizin sesini sonra da beynimizi dinlemek doğru olabilir hatta bunun bir sıra halinde olmaması da gereklidir. Beynimiz ve bedenimizle beraber karar vermeliyiz ve bir şeyi ya da bir durumu özlediğimiz şeyi seçip bu konuda mücadele etmeliyiz ya da bu duruma yenik düşmeliyiz.  

Bu yenilgi burada olumsuz anlamda kullanılmamalıdır. Kalbe ya da herhangi bir şeye yenik düşmek her zaman olumsuz değil bazı dönemlerde olumlu olarak da kullanılır. Bazen istediğimiz şeyin ne olduğunu bilmeden hareket ediyoruz ve düşünmeden konuşup, düşünmeden eyleme geçiyoruz. Bununla beraber de hayatımızı kaosa çevirip, iyice içinden çıkılmaz bir hal aldırıyoruz.  

Kendimize soru sormak bu noktada önemli bir durumdur. Arka planı gelişmiş daha mantıklı ve belirli bir amaca hizmet eden sorular sorup kendimize, bunları cevaplamalıyız. Özlediğim şey bir kişi mi durum mu ben mi? Yoksa duygu mu ya da eski ben mi? Sorular bizi geçmişe, geleceğe ve şu ana doğru farklı atmosferlerde gezdirebilir.  

Sakin kalarak, yavaş ilerleyerek içimizdeki duygu durumuna son vermek istiyorsak, buna son verebiliriz. Önemli olan tek şey kendimizi dinlemektir. Neyi özlediğimizi bilmektir. Kendimizi anlamak ve ne olursa olsun duygu durumlarımızı küçümsememektir.  


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Aleyna Kaba

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF