Osmanlı’yı Yok Eden Hezimet: Zenta Savaşı

Bugün sizlere Osmanlı'nın çöküşüne zemin hazırlayan Zenta Savaşı'ndan bahsedeceğim...12 dk


Yıl 1695… II. Mustafa, Padişah II. Ahmed yerine tahta henüz çıkmıştı. Çıktığında atası Kanuni gibi seferden sefere gitmeyi kendine görev bilmiş bir padişah olmak istiyordu. Hatta öyle ki tahta çıktığında, yazdığı fermanın bir kısmında şöyle söylüyordu:

“Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eyledik!”

Bu fermandan sonra II. Mustafa, dediklerinde ne kadar ciddi olduğunu Avusturya üzerine yürüyerek gösterdi. Lugos Savaşı’nda Avusturya’yı mağlup etti ve Padişah II. Mustafa, bu savaşta gazi unvanı kazandı.

Bundan sonra Avusturya kaybettiği toprakları geri almak için Osmanlı üzerine yürüdü. Osmanlı bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden harekete geçti ve Padişah II. Mustafa’nın tahta çıkışından 1 yıl sonra ikinci kez Avusturya üzerine saldırıya geçti. Osmanlı bu savaştan da galibiyetle ayrılmıştı.

“Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eyledik!” sözünü tam anlamıyla yerine getiren II. Mustafa, halk tarafından çok sevilen bir padişah haline gelmişti. Bu kadar çok sevilmesi ve saygı görmesi, onu sürekli sefere çıkmaya iştahlandırıyordu.

İşte bu yüzden II. Mustafa, 100.000 kişilik devasa ordusu ile bir kez daha Avusturya üzerine yürümeye karar verdi. Hazırlıklarını tamamladı ve ordusuyla sefere doğru yola çıktı. Savaş yerine varıldığında meclisi ile toplandı ve uygulanacak stratejileri konuşmaya başladı. Önünde 2 seçenek vardı: Ya Varadin Kalesi direkt kuşatılacaktı ya da Zenta topraklarından geçilip önce Macaristan toprakları ele geçirilecek sonra Varadin Kalesi kuşatılacaktı. 

Padişah II. Mustafa zor seçenek olan ikinci fikri onayladı. Bu Osmanlı adına alınmış yanlış bir karardı çünkü gidecekleri yol üzerinde bataklıklar ve nehirler vardı. Her türlü tuzağa açık bir yoldu.

Avusturya cephesi ise Osmanlı’nın kendi topraklarına saldıracağının haberini alınca 60.000 kişilik bir ordu hazırladı ve ordunun başına Prens Eugen‘i getirdi. 

Prens Eugen, öyle sıradan bir komutan değildi. Zamanında Napolyon’un takdirini kazanmış, strateji dehası cesur bir generaldi. Ayrıca Osmanlı ile yapılan birçok savaşta yer aldığı için Osmanlı’yı yakından da tanıyordu. Bunun yanı sıra Osmanlı’nın içine sızdırdığı casusları sayesinde Osmanlı’nın savaş planlarını da öğrenmişti. Bu sayede Eugen, Osmanlı’yı gafil avlayabilirdi.

Eugen, istihbaratına göre Osmanlı ordusunun Tisza Irmağından geçeceği haberini almıştı. Bunun üzerine hemen harekete geçti ve II. Mustafa nehrin karşı kıyısına geçmek için köprü yaptırdığı sırada 60.000 kişilik ordusu ile Osmanlı ordusunu hazırlıksız yakaladı.

Osmanlı ordusu, ikiye bölünmüş bir halde çaresizce kalakalmışken Eugen, ordusuyla Osmanlı’ya gülle yağdırıyordu.

Avusturya saldırıya geçmişti. Osmanlı ordusunun önde gelen isimleri ordunun birleşmesine zemin hazırlamak için önden kendilerini feda etmeye başladı fakat Avusturya ordusu Osmanlı’ya adeta nefes aldırmıyordu.

Avusturya ordusu durmaksızın ilerliyordu. Osmanlı ordusunun iç hatlarına kadar ilerlemişti. 

Osmanlı cephesinde ise tam bir panik havası yaşanıyordu. Ordunun bir kısmı düşman üzerine hücum ediyor, bir kısmı ise köprüden geri çekilmeye çalışıyordu.

İşte bu kargaşa yüzünden kurulan köprü, top atışlarına ve üzerindeki ağırlığa daha fazla dayanamayarak çöktü. Bu Osmanlı için yolun sonu demekti çünkü kaçmak için artık bir ihtimal kalmamıştı. II. Mustafa ise bütün bu olanları karşı kıyıdan çaresiz bir şekilde izlemekle yetiniyordu.

Osmanlı için felakete dönüşen savaş sona ermişti. Sonuç tam bir facia olmuştu. Osmanlı 30.000 şehit vermiş bunun yanı sıra birçok rütbeli askerini, sancağını, hazinesinin bir bölümünü ve cephaneliklerini kaybetmişti.

Avusturya cephesinde ise durum galibiyetten de ötedeydi. Neredeyse hiç kayıp vermeyen Avusturya, 429 ölü ve hafif hasarlar ile savaşı noktalamıştı. Ayrıca bir ilke imza atarak Osmanlı’nın sadaret mührünü de ele geçirmişlerdi. 

Bu savaştan sonra Padişah II. Mustafa, kendine olan özgüvenini ve cesaretini tamamen yitirmişti. Ayrıca tüm devlet işlerinden elini çekmiş ve yetkiyi paşalara devretmişti. 

II. Mustafa öldükten sonra yerine gelen hiçbir padişah bir daha sefere çıkmadı. II. Mustafa Osmanlı ordusu ile sefere çıkan son padişah oldu.

Zenta Savaşı’ndan sonra Balkan toprakları ve Bosna-Hersek gibi bölgeler Osmanlı’nın otorite boşluğu yüzünden yakılıp yıkıldı. Tüm bu olanlardan sonra da Osmanlı, ölüm fermanı niteliği taşıyan Karlofça Antlaşmasını imzalayarak ilk defa büyük ölçüde toprak kaybı yaşadı ve gerileme dönemine girdi.

Bu savaş ayrıca Osmanlı bakımından kötü bir ilke de sahne oldu. Bu savaşa kadar yapılan tüm savaşlarda Osmanlı (Ankara Savaşı hariç), ordunun başında bir padişah varken hiçbir meydan muharebesini kaybetmemişti. Bu savaşta Prens Eugen, Osmanlı Padişahını meydan muharebesinde yenen tek komutan olmuştur.

Ayrıca Zenta Savaşı’nda bir rivayete göre savaşın yapıldığı yerdeki Tisza Nehri, Osmanlı’nın ölen askerlerinin kanı ile bir süre tamamen kırmızıya boyanmıştır.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Anıl Pakoğlu<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF