Osmanlı İmparatorluğu’nun Kazandığı İronik Savaş: Şebeş Savaşı

Bugün sizlere büyük bir ironiye sahne olan, Osmanlı-Avusturya arasında gerçekleşen Şebeş Savaşı'ndan bahsedeceğim.12 dk


18. YY Osmanlı’nın yeniliklere ayak uyduramadığı, çalkantılı süreçlerden geçtiği bir dönemdi. Hem iç siyaset hem dış siyaset kötü seyrediyordu. 

Tahtta 27 yıl boyunca hapiste kalan (1717-74) III. Mustafa vardı. Avrupa yenilikler konusunda çok hızlı adımlar atarken Osmanlı adeta kaplumbağa misali ilerleme kaydediyordu.

İşte böyle bir dönemde Rusya Osmanlı’nın başına adeta bir belaydı. Rusya’nın sıcak denizlere inme isteği, Osmanlı topraklarındaki emelleri, dinmek bilmiyordu.

Osmanlı Devleti gün geçtikçe Rusya’nın yok edici politikalarını daha da iyi anlıyordu. İşte bu sebeple 1768 yılında Osmanlı baskılara ve tehditlere daha fazla sessiz kalamadı ve Rusya’ya savaş açtı.

Rusya savaşta üstün geldi ve Padişah III. Mustafa öldü, yerine kardeşi I. Abdülhamid geçti. I. Abdülhamid’in ilk işi Ruslara karşı koyamayacağını anlayınca masaya oturmak oldu. 21 Temmuz 1974 yılında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.

Osmanlı bu antlaşmayla adeta dibe vurmuştu. Çok ağır maddelerin yer aldığı antlaşma Osmanlı’yı neredeyse nefes alamayacak hale getirmişti. Kırım’a bağımsızlık verildi, (tabi Rusya birkaç sene sonra bu bölgeyi ele geçirdi, 1783) Ruslara savaş tazminatı ödendi, Rus gemileri boğazlardan daha etkin geçebildi… Bu ve bunun gibi daha birçok madde Osmanlı’yı oldukça zor durumda bırakmıştı.

Osmanlı bu antlaşmadan sonra büyük üzüntü yaşadı. I. Abdülhamid bir şeyleri düzeltmek için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini düşündü ve 1787 yılında, yani Rusların Kırım’ı işgal etmesinden yaklaşık 4 yıl sonra, Rusya’ya Kırım’ı geri alabilmek için savaş açtı.

Avusturya bu durumu haber aldı ve beklediği fırsatı ele geçirdiğini düşündü. II. Joseph, en büyük isteklerinden biri olan Osmanlı’ya karşı güç kazanma isteğine sonunda bir yanıt almıştı. 

Rus Çariçe Katerina ile görüşen Joseph, Çariçe ile anlaşarak Rusya’nın yanında Osmanlı’ya karşı savaşa girdi.

Bir anda kendini iki cephede de savaşta bulan I. Abdülhamid soğukkanlılığını korudu ve hiç zaman kaybetmeden Avusturya’ya karşı ordunun başına Koca Ragıp Paşa’yı getirdi.

Ordular Avusturya’ya doğru harekete geçti. Bu sırada II. Joseph’de hazırlıklarını tamamladı ve 100.000 kişilik karma bir orduyla Karanşebeş bölgesine geçti.

Bu bölge savunma için biçilmez kaftandı. Ağaçlar, nehirler ile doluydu. Zaten sayıca da üstün olan Avusturya ordusu avantajı elinde bulunduruyordu. 

Avusturya cephesi bölgeye kamp kurdu ve bir grup askerini bölgeyi keşfetmeleri için görevlendirdi. Keşif birliği yolda bir kervana rastladı. Kervandan, günler süren yolculuğun stresini atmak için içki alan birlik, sarhoş oldu. Keşif adeta kafalarından uçup gitmişti.

Saatlerce birlikten haber alamayan karargah, bir grup askerini, keşif için gönderilen birliğe bakmaları için bölgeye gönderdi. Askerler karşılarında sarhoş olan askerleri görünce onlara katılıp kafa dağıtmak istediler fakat bu aralarında sözlü bir tartışmaya dönüştü. Hiç beklenmedik bir an da ortalık savaş alanına döndü. Her yer kan revan içinde kalmıştı kısa sürede. 

Askerleri yatıştırmak için “Türkler geliyor!” diye bağıran subaylar, askerlerin karargaha doğru kaçmasını sağladı. Karargah da bu sesleri duyunca, Türklerin bir gece baskını yaptığını düşünerek üzerine gelen askerlere kurşun yağdırdı. Sarhoş askerler de karargaha ateş açtı. Ordu adeta birbirine girmişti.

Askerler neye uğradığını şaşırdı ve bir zaman sonra hepsi kaçmaya başladı. Karargah darmadağın olmuştu.

Osmanlı bölgeye geldiğinde şoka uğramıştı. Savaşı, tek bir kurşun sıkmadan kazanmışlardı. 

Sonuç olarak büyük bir zafer kazanan Osmanlı, Avusturya’ya karşı diğer cephelerde de üstün gelmişti.

Avusturya büyük bir yıkım yaşamış, II. Joseph savaş alanında hastalıktan hayatını kaybetmişti.

Osmanlı bu galibiyeti fırsat bilerek Avusturya içlerine kadar girmek istedi. Kesin zafer kazanmak istiyorlardı fakat Rusya tam da bu sırada Osmanlı’yı adeta perişan etmişti. Ruslar cephede büyük başarılar elde etmişler ve müslüman halkı katletmişlerdi.

Bunları gören ve üzüntüden felç geçiren I. Abdülhamid vefat etti. Ruslar büyük zaferden sonra Osmanlı ile masaya oturdu. Osmanlı, Kırım’ın Rusya’nın egemenliğinde olduğunu kabul etti. Osmanlı, Ruslara büyük haklar tanıdı. Rusların sıcak denizlere inme politikası adım adım işliyordu…

İşte tarih kitaplarında yer eden bu savaş, ilginç bir şekilde başlamış ve bitişi de bir o kadar ilginç olmuştur. Umarım sizlere olayı bütünüyle anlaşılır kılabilmişimdir. Hepinize iyi okumalar…


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Anıl Pakoğlu

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF