Neden Geniş Çaplı Oyun Yapamıyoruz?

1 dk


Neden Geniş Çaplı Oyun Yapamıyoruz?


‘EPIC’den Bayram Hediyesi!’ adlı yazım için tıklayın…

Diğer Teknoloji içeriklerine ulaşmak için tıklayın…


Yahu şu Call Of Dutyler, GTAlar, Witcherler neden Türkiye’den değil de elin ecnebisinden çıkıyor? Ne zaman kendime böyle bir soru sorsam boşlukta hissediyorum kendimi. Mobil oyun sektöründe dünya çapında ses getiriyorken neden PC veya diğer platformlarda sesimizi duyuramıyoruz? Gelin bu gibi soruları hem cevaplamaya çalışalım hem de biz neler yapabilirz bunları inceleyelim.

Sanırım başarısızlığımızın en büyük sorunlarından biri maddiyat. Büyük ya da küçük bir ekibimiz varmış gibi düşünelim ve bir oyun yapacağız. Kağıt üzerinde tüm plan hazır. Ee sonra? Bu kağıt üzerindeki çalışmalarımızı nasıl çalıştıracağız? Hangi programlar lazım? Nasıl yapılır? Sesleri nasıl ekleyeceğiz? Grafikleri nasıl çizeceğiz vs. vs. bir ton soru çıkarılabilir herhalde. E canım yok mu evinde bilgisayar yapsana işte. Tabii ki yapılır. Ancak en başta dediğimiz gibi iş büyüdükçe ekipmanlardan tut oluşturduğumuz ekibe varana kadar her şeyin büyümesi gerekiyor. Hal böyle olunca da bu ekibe bir yatırımcı gerekiyor bu masrafları karşılayacak bir babayiğit gerekiyor. Pazar bu kadar genişken neden yatırımcılar bize güvenmiyor peki dersekte süreçteki aksaklıklar, yetersiz planlama derken uzayan yapım aşaması yatırımcıların en son isteyeceği durum. Bu yüzden de direkt olarak 1-0 geriden başlamak zorunda kalıyoruz.

"Abi ben bu oyunu çok seviyorum ya şunun gibi bi oyun yapayım da herkes oynasın!" Hayal kurmak ne kadar güzel bir şey öyle değil mi? Ah bir de onları gerçekleştirmenin tadına varabilsek. Bir çok genç oyun yapımcısı arkadaşımızın düştüğü hatalardan biri. Çok büyük düşünüp çok büyük adımlar atmaya çalışmak. Yapılması gereken sadece kendimizi geliştirmek arkadaşlar. Bunu nasıl yapacağız? Her konuda olduğu gibi sabrederek ve her zaman daha iyisini öğrenmeye, yapmaya çalışarak. İnternet çok büyük bir okyanus. İçerisinde bir dolu kaynak, öğrenmemiz gereken bir çok konu var. Oyunun sonunda yapımcıların aşağıdan yukarı doğru aktığı ekranı bir çoğumuz uzun sürdüğü için kapatır geçeriz. Çünkü gerçekten çok uzundur. Ancak o yüzüne bile bakmadığımız adamların hepsi kendi dalında birer usta olduğu aşikardır. Bu insanlarla iletişim kurmak, kendi çevremizi buna göre ayarlamak ve en sonunda geldiğiniz seviyede neler yapabileceğinize bir bakmak gerek.

Eleştirmeyi ya da eleştirilmeyi sever misiniz? Bir çoğumuz eleştiririz ancak iş eleştirilmeye geldiğinde orada bir dur deriz. İyi yanlarımızın söylenmesine kurban oluruz ancak kötü yanlarımız söylendiğinde dişlerimizi gösterir, surat asarız. Yukarıda da söylediğim gibi büyük bir oyun yapmak için büyük bir ekibe ihtiyacımız olabiliyor. Şöyle düşünelim elimizde bir kağıt var ve bu kağıda birimiz ne çizeceğimizi söyleyecek diğerimiz onu çizecek diğerimiz onu boyayacak diğerimiz de bu işi sunacak. Ya çizimi boyayacak arkadaş farklı bir kalem şekli bekliyorsa ve beğenmediyse? Ya da çizim fikrini ortaya sunan arkadaşın kafasındaki çizim ile çizimin alakası yoksa bunların artı ve eksisini söylememeli miyiz? Kesinlikle söylemeli ve bir an önce geri bildirimleri değerlendirmeli ve tekrar aynı ürünü eleştirilen bölümlerinde farklılıklar yaparak üretmeliyiz. Üstlendiğimiz bir iş beğenilmediğinde üzülebilir, motivasyon kaybı yaşayabilir hatta sinirlenebiliriz bile. Ancak oyun yapımı genele baktığımızda tamamen bir sorun çözme işi, sorunların üstesinden gelerek elde edeceğimiz sonuçtur. Ortaklarımızı iyi seçmeli aynı dilden konuşmalı ve herkesin sözünü mantık çerçeveleri içinde dinlemeye çalışmalıyız. Ancak birbirimizi dinlediğimizde bir ekip olabilir ve ortaya iyi bir ürün, bir oyun çıkarabiliriz.

Ortalama 7 8 saatlik bir oyun için 2 veya 3 sene çalışabilir misiniz? Bir de şöyle düşünelim 2 senede yaptığınız oyunun oyuncularınız tarafından hiç sevilmediğini ve gömüldüğünü kaldırabilir misiniz? Bir çoğunuz eminim ki kaldıramaz ve altta da kalmak istemez ve hemen şu hazır cevabı yapıştırıverir: "Kolaysa sen yap". Hayır yapmayacak. Çünkü onun işi de yaptığını oynamak ve sana isterse bu işin hakkında iyi veya kötü eleştiri yapmak. Bir riske giriyorsunuz. Bir fikriniz var, sence bu harika bir fikir olabilir evet ancak uygulamada başarılı olamazsak bu fikri ne yazık ki diğer insanlar görür ve aynı fikrin uygulanmış biçimini yapar. 2 gün sonra da şunu deriz:"Ulan benim oyunumun aynısı bu. Benimki niye tutmadı ki?" Maalesef dostum tutmayacak çünkü fikir ne kadar değerli olursa olsun iş uygulamada bitiyor.

Fikirlerimi sunmakta sonlara yaklaşırken nedenleri şöyle bir özetleyelim:
1- Büyük hayaller kuralım ancak ulaşmak için küçük adımlarla ilerleyelim.
2- Ekibimizi doğru, sorumluluk sahibi insanlarla kuralım.
3- Eleştirileri mutlaka dikkate alalım ve daha iyisini sunalım.
4- Kendimizi "Artık ben en iyisiyim her şeyi öğrendim" kalıbına asla sokmayalım ve yenilikleri öğrenmeye açık olalım
5- Sabırlı olalım ve asla pes etmeyelim. Bu işi maddiyat gözüyle değil bir tutku haline dönüştürüp bu şekilde yolumuzda ilerleyelim.

Görüldüğü üzere her ne kadar basite indirgemeye çalışsamda işin içine girdiğinizde aslında çok daha komplike olduğunu fark edeceksiniz. Her şeye rağmen yolunuza devam edin, istikrarlı olarak çalışın ve bol oyunla kalın!


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Akın Tuğlu<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF