Ne Mutlu İnsan Olana!

15 dk


''İnsan olarak doğdum,

sonra Türk oldum,

sonra Müslüman,

en son,

ölmeden önce,

insan olmak için çabalıyorum.''

-Dücane Cündioğlu

Şimdi konuya şöyle bir giriş yapayım. İnsan, kavramlar üzerinden anlamaya çalışır derdini. Kavramlar çok çok önemlidir ki ve ben birazdan onunla alakalı bazı şeylere dikkat çekeceğim. Ama bazı kavramlar çok önemli ve mühim olduğu için sürekli gündem edilmesi gerekir. Dolayısıyla hem ben kendi yazımda hem de global dünyada milyonlarca insan gündem ediyor gerek medyada gerek basında gerek sosyal mecralarda. Bir özel ve önemli mesele daha var ki o da şu; eğer bir kavram çok fazla bir biçimde dillendiriliyorsa konuşuluyorsa demek ki o kavramda bir eksiklik vardır. Mesela biz 'insan' kavramını çok konuşuyoruz konuşmak da zorundayız. Niye konuşmak zorundayız? Çünkü insanlığın anahtar kavramı. Ama bunun önemiyle beraber bu kavramın eksikliğinden dolayı da konuşulması mevzu bahis bir konudur. İşte orada asıl mesele biraz daha bizim canımızı acıtır. Mesela adalet meselesini çokça konuşuruz. Niye konuşuruz önemli olduğu için ama bir de eksik olduğu için konuşuruz. O işte insana daha farklı bir biçimde dediğim gibi acı verir. Merhamet öyle, sevgi öyle, muhabbet öyle, aile kavramı öyle, toplum kavramı öyle. Bu yazım insanlık kavramı açısından çok çok önemli ama ben sadece önemli olduğu için değil eksik olduğu için de yazıyorum. 

İnsanın hayata bir etkisi var, etki oluşturması da gerekir bu önemli kavramın. Hayatı şekillendirmesi gerekir. Hayatın bir çok yerinde farklı bir biçimde temas etmesi ve oralarda bir tesir uyandırması gerekir. Bunlar olmadığı için konuşuyoruz insanı.. Eğer insanlık istenilen oranda belli seviyede olsaydı belkide bu geçtğimiz yılların popüler konusu 'insan' olmazdı. Dolayısıyla bunu unutmayalım ki eksiklik meselesinde asıl telafi etmemiz gereken bu alanı gözden kaçırmayalım. 

Bugün bir insanlık problemi yaşadığımız hepimizin malumu. Bunu artık saklayacak gizleyecek bir yanı yok. Tüm dünya yaşıyor. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine insanlığın tamamı yaşıyor. Hangi dine, ideolojiye, düşünceye mensup olursa olsun herkes adeta insanlık problemi yaşıyor. Ve şu anda yaşadığımız bu sorun bir insalık krizi sorunudur. Ve bu kriz hepimizi kuşatmış vaziyettedir. Batıda şöyledir doğuda şöyledir kuzeyde şu oldu güneyde bu oldu gibi konuları konuşmaya gerek yok. Bizim doğu batı, kuzey güney kavgasına girmemizin hiçbir anlamı yok. Başkasını kötüleyerek kendimizdeki kötülükleri örtemeyiz. Artık kendimizi bu psikolojiden kurtaralım. Bizim derdimiz birilerinin yanlışı üzerine bir şey bina etmek olmamalı. Her yönün kendine has artıları ve eksikleri var bunu itiraf etmek zorundayız.

Burada aslonan bir şey var. Bizim insanlık olarak, hayatlarımızda olması gerekenlerin olması ve bu noktada bize düşen mükellifiyetler, sorumluluklar neyse onları ortaya koymaktır. Şimdi bu insanlığın yaşadığı kriz büyük bir kriz. Onu resmetmeye de gerek yok.

İnsanlık ahlakı kaybettiği için, ahlak ile birlikte insanlığını kaybetti. Çünkü insanın en temel ayırıcı vasfıdır ahlak. Biz ahlak kavramınıı sadece insana  kullanıyoruz. Siz daha hiç duydunuz mu? Ahlaklı köpek, ahlaklı ağaç, ahlaksız kedi böyle şeyler hiç kullanmıyoruz. Çünkü ahlak kavramı insanla alakalı kavramdır. İnsanı ağaçtan, çiçekten, böcekten, kediden, koyundan, inekten ayıran en önemli ayırıcı vasıftır ahlak.

Ahlak varsa eğer insaniyet vardır. Ahlaka ait zaafiyet yaşanıyorsa, istenilen oranda o kavram tesis edilmiyorsa orada ahlak olmadığı gibi insaniyette yoktur. Bunu iyice bilelim ki insanlığımızı korumamız için ahlaka ne kadar muhtaç oldugumuz çok iyi bir biçimde meseleyi bu notkadan anlamış olalım.

Dünyanın bir çok ülkesine ve şehrine gitme fırsatı buldum. 21. yüzyılın bir ferdi olarak bu sürelerde gözlemlediğim insanlığın bazı temel sorunlarından bahsetmk istiyorum. Sorunların içlerini arttırmayı sizin zihin dünyanıza bırakıyorum.

1- İnançsızlık

2- Ahlaksızlık

3- Adaletsizlik

4- Aşksızlık (sevgisizlik ve merhametsizlik) 

Güzel ahlakın kaynağı din değil fıtrat ve vicdandır. Ateist biri ahlaklı olabilir. Hristiyandır o biçim bir adaleti tesis ediyor olabilir. Biri vardır, müslüman gözüküyor ama ahlakı güzel değil. Yok mu bunların hepsi çevrenizde. Elbette var. Dolayısıyla bunu bir mensubiyetin şemsiyesinin altına koyup değerlendirmeye hakkımız yok. Güzel ahlakın kaynağı fıtrattır. Fıtrat ise Allah'ın hayata koyduğu yasanın en temel adıdır.

İnsan olduğumuzu iddia ediyorsak eğer, insanlık adına bazı şeyleri yapmak zorundayız. Bizim yüzümüzden bu hale geldi insanlık. Öyleyse insanlığı konuşmaya başladıgımda çıkış yerim burası olmalı. Ben önce insan kavramını anlamam sonra kavramam daha sonra da algılamam ardından içselleştirmem gerekiyor.Peki anladık mı bugun insanlık olarak? Halimiz ortada ne yazık ki iyi bir halde değiliz. 

Keşke hayatlar konuşsa, keşke bu kadar sözü zayi etmesek. Konum itibariyle bazı şeyleri hayatlarımıza yansıtsak her şey hallolacak. İnsanlar konuştuklarımızdan daha ziyade yaptıklarımıza bakıyorlar haklı olarak. Bir insan size bazı şeyleri söylediğinde eğer hayatı söylediklerini yalanlıyorsa söz ile hal arasında bağ yoksa itibar eder misiniz? Bunu vicdanlarınıza emanet ediyor ve bir farkındalık oluşturarak kelimelerimi sonlandırmak istiyorum.

Hiçbir bitki bitkileşmez, hiçbir hayvan hayvanlaşmaz; lakin insan insanlaşır; zira ancak insan, kendi mertebesine ait yetileri ve yetenekleri gerçekleştirdikçe, geliştirdikçe insan olur. Dolayısıyla insanlık olan/olunan bir şeydir. 

Ne mutlu insan olana…

 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

mert çakır<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF