Muhakkak İzlenmesi Gereken 10 Süper Ötesi Animasyon!

2 dk


Muhakkak İzlenmesi Gereken 10 Süper Ötesi Animasyon!


‘Tarihi Figürler Şimdi Yaşasalar Nasıl Görünürlerdi?’ adlı yazım için tıklayın…

Diğer ‘Film-Dizi‘ içeriklerine ulaşmak için tıklayın…


Siz de benim gibi animasyonlara bayılıyor musunuz? Hatta “Sen çocuk musun, bunlarla ne işin var?” diyenlere, hararetli bir şekilde animasyonların ne kadar harika olduğunu göstermeye çalıştığınız oluyor mu? Bazı insanlar bizi anlamayabilirler. Onlara göre bu filmler küçük çocukların izlemesi gereken çizgi filmlerdir. Bize göre ise animasyonlar adeta bir yaşam tarzıdır! Her şeyden vazgeçebiliriz ama rengârenk dünyasıyla bizi sarıp sarmalayan animasyonlarımızdan asla vazgeçemeyiz! 

Bu listeyi yaparken hangi filmlerden bahsetmeliyim diye çok düşündüm. Sonuçta tonlarca en sevdiğim animasyon vardı. Ancak, sonunda kendimce en ama en mükemmel olanlarından 10 tane seçebildim. 

İşte karşınızda en ama en muhteşem 10 animasyon. İyi okumalar…

(Disney’in prenses animasyonlarını listeye dahil etmiyorum çünkü onlar kendi başlarına bağımsız bir içerik hak ediyorlar.)

1-) Kung Fu Panda (2008, 2011, 2016) (1,2,3) :

“Mücadele etmekten vazgeç. Akışına bırak. Hikâyenin çok mutlu bir başlangıcı olmayabilir. Ama seni sen yapan şey bu değil. Seni, sen yapan şey hikâyenin geri kalanı. Senin kim olmayı seçtiğindir.”

Kung Fu Panda, hayatım boyunca gördüğüm hem en eğlenceli hem de en ilham verici filmlerden biri. Serinin her bir bölümünü muhakkak izlemelisiniz. Sonrasında sizler de benim gibi etkilendiğiniz bölümleri ve sahneleri tekrar tekrar açıp izlemek isteyeceksiniz.

Seri, kendisi pofuduk bir kurabiye canavarı olan panda Po’nun bir gün “şans eseri “geleceğin ejderha savaşçısı seçilmesiyle başlıyor. En başta, kendisi de dahil hiç kimse pandanın ejderha savaşçısı olabileceğine inanmıyor. Ancak Po, zamanla herkesi şaşırtıp muhteşem bir Kung Fu ustasına dönüşüyor. Şimdiden iyi seyirler…

2-) The Breadwinner (Pervane) (2017)

“Sesini değil, sözünü yükselt zira çiçekleri açtıran gök gürültüsü değil, yağmurdur.”

Pervane, Taliban kontrolündeki Afganistan’da yaşayan 11 yaşında küçük bir kız çocuğudur. Ancak çocukluğunu olması gerektiği gibi yaşayamamakta, zor günler geçirmektedir.

Babası, Taliban tarafından haksız yere tutuklanmıştır. Abisi Süleyman da yakın bir zamanda vefat etmiştir. Ailesinden geriye sadece ablası, annesi ve henüz bir bebek olan küçük kardeşi Zeki kalmıştır. Üstelik kadınların yanlarında erkek olmadan dışarı çıkmaları yasak olduğundan, şimdi aileyi geçindirmek için çalışacak ve alışveriş yapacak kimseleri kalmamıştır. Çaresiz kalan Pervane saçlarını keserek erkek çocuğu kılığına girecek ve ailesini geçindirmek için çalışmaya başlayacaktır.

Pervane hayatımda izlediğim en muhteşem filmlerden biriydi. Ancak izlerken yanınızda biraz peçete bulundurmalısınız çünkü gözyaşlarınıza hâkim olamayabilirsiniz… 

3-) How To Train Your Dragon (Ejderhanı Nasıl Eğitirsin) (2010, 2014, 2019) (1,2,3)

“Burası Berk Adası… Umutsuzluktan on iki gün kuzeyde, donarak ölmekten birkaç derece güneyde. Sefalet meridyeninse tam üzerinde yer alıyor. Bu da benim köyüm… Tek kelimeyle sapasağlam. Tam yedi nesildir burada olmasına rağmen tüm binalar yepyeni. Biz balıkçılık, avcılık yaparız. Gün batımı manzaramıza da doyum olmaz. Tek sorunumuz haşereler. Bilirsiniz başka yerlerde ya fare olur ya sivrisinek. Bizdeyse ejderhalar... Başkaları olsa giderdi, biz gitmeyiz. Biz Vikingiz. İnatçılık kanımızda var…”

Hikâyemiz savaşçılığın ve ejderha öldürmenin kültürel bir norm olduğu Viking köyünde geçiyor. Kahramanımız, Hıçkıdık ise köyünün “erkeklik” normlarına ve geleneklerine asla uymayan bir genç. Çok istediği halde diğerleri gibi “erkeksi” ve “savaşçı” olamayan Hıçkıdık sonunda ejderhaları öldürmek yerine onlarla arkadaş olmaya başlıyor. Bu durum Berk Adası’nda her şeyi değiştirerek bir devrime yol açıyor…

4-) Klaus (Klaus: Sihirli Plan) (2019)

“Yapılan her karşılıksız iyilik daima başka bir iyiliği doğurur.”

Klaus (2019) insanın içini ısıtan, insana umut veren muhteşem bir animasyon. Yüzyıllar süren savaşın ve kinin gazabına uğramış bir kasaba… Mutsuz ve öfke dolu insanlar… Ancak her şey küçük bir iyilikle değişecektir. Kin ve öfke nedir bilmeyen masum çocukların kahkahaları bütün bir kasaba halkına sirayet edecektir. Büyükler, sevmeyi ve bağışlamayı çocuklardan öğrenecektir.

5-) Inside Out (Ters Yüz) (2015)

“Bazen insanın kendisini iyi hissetmemesi de iyi bir şeydir..."

İnside out zekice yazılmış, orijinal bir senaryoya sahip. Film, küçük bir kız çocuğu olan Riley’in zihninde gerçekleşiyor. Riley’in zihninde kişileştirilmiş beş duygu yaşıyor: neşe, hüzün, öfke, korku ve tiksinti. Bu beş duygu, ailesiyle birlikte yeni bir şehre taşınan ve adaptasyon sorunları yaşayan küçük kızın hayatına yön vermeye çalışıyor. 

Bu bir animasyon ancak filmin yaratıcıları öykü gerçekçi olsun diye çok çaba göstermişler hatta yazım aşamasında uzman psikologlara da danışılmış. Şimdiden iyi seyirler. 

6-) A Christmas Carol (Yeni Yıl Şarkısı) (2009)

Sıradaki animasyon film, Charles Dickens’ın 1843 tarihli aynı adlı hikâyesinden uyarlama. 

Ebenezer Scrooge, huysuz ve cimri bir ihtiyardır. Etrafındaki insanlara sürekli kötü davranmaktadır.  

İhtiyar adam, yeni yıl arifesi gecesinde esrarengiz bir biçimde eski iş ortağı Jacob Marley’in hayaletini görür. Marley, onu bu davranışlarından vazgeçmesi için uyarır. Yoksa ahirette o da kendisi gibi lanetlenecektir. Ayrıca, bu acı içindeki hayalet bu gece onu üç ruhun ziyarete geleceğini söyler. Bu ruhlar; geçmiş yeni yıl ruhu, şimdiki yeni yıl ruhu ve gelecek yeni yılın ruhudur. Bu ziyaretler sonrasında,  Scrooge bambaşka bir adam olmaya karar verecektir

7-) Zootopia (Hayvanlar Şehri) (2016)

Avlayanlar ve avlananlar arasındaki savaş sona ermiş, hayvanlar medenileşmiştir. Şimdi artık onlar konuşabilmekte ve Zootopia adlı büyükşehirde bir arada yaşamaktadırlar. Ancak eski ön yargılar hala tam anlamıyla yok olmuş değildir. Örneğin bütün tilkilerin kurnaz ve hilekâr; bütün tavşanların ise tatlı ama zayıf oldukları düşüncesi hala yaygındır. Böylesi bir ortamda, iyimser ve cesur tavşan Judy Hopps çevresinden gelen tepkilere rağmen polis olmak istemektedir. Ancak bu meslek geleneksel olarak yırtıcı ve güçlü hayvanların mesleği olarak görülmektedir.

Zootopia hem ön yargılar, ırkçılık, yolsuzluk gibi ciddi konuları eleştirel bir biçimde ele alırken hem de insanın içini ısıtan pozitif bir hikâye anlatmasını biliyor. Şimdiden iyi seyirler…

8- ) Megamind (Megazeka) (2011)

Gerçek olamayacak kadar mükemmel, inanılmaz derecede sıkıcı, sinir bozucu bir biçimde her zaman muhteşem görünen ve kendine en az iki beden küçük tayt giymiş iyilik timsali süper kahramanlardan bıktınız mı? İşte size, süper komik, eğlenceli, aşırı zeki kötü adam Megazeka!

 O, kaderin ona oynadığı oyunlara rağmen yılmamaya ve her zaman “en iyi” kötü olmaya yemin etmiş bir suç dehası…

 Megazeka çocukluğundan beri gıcık olduğu iyi adam Metro Man’e karşı. Bu sevimli kötü adamın öyküsünü izlerken çok eğleneceksiniz…

9-) Le Tableau (Mutluluğa Boya Beni) (2011)

Hikâyemiz, yarım kalmış bir tablo içerisinde geçmektedir. Yani, en azından karakterlerimiz resmin yarım kaldığına inanmaktadır. 

Tabloda üç farklı sınıfın çatışması vardır. En ayrıcalıklı grup, çizimi tamamlanmış olan, Tamamlanmışlar (Allduns) sınıfıdır. Bu sınıftan karakterler zenginlik ve sefahat içinde yaşamaktadırlar.  İkinci sınıf, Yarım Kalmışlar (Halfies) sınıfıdır. Bu sınıfın çizimi bitmek üzeredir ancak hala tam değildir. En son sınıf, sadece eskizlerden oluşan Taslaklardır (Sketchies). Yarım Kalmışlar ve Taslaklar, sürekli ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kalmakta, sefalet içinde yaşamaktadırlar. 

Bir gün, her üç sınıftan bir kişinin oluşturduğu bir arkadaş grubu, tablonun ressamını bulup bu durumun nedenini sormak için yola çıkarlar. Amaçları ressamın, iki alt sınıfın çizimini tamamlamasını sağlamaktır. 

Le tableau, beni en fazla etkileyen animasyonlardan biri oldu. Çok canlı renklerle çizilmiş, inanılmaz yaratıcı bir animasyona sahip. Üstelik insanı eşitsizlik, adaletsizlik, sınıf çatışması ve ilahi güç kavramları üzerinde düşünmeye de davet ediyor.


10-) The Emperor’s New Groove (Şaşkın İmparator) (2000)

"Ha, öptüm bebek."

Şüphesiz ki listemizin en eğlenceli en komik filmlerinden… 

Kuzco, kendini beğenmiş, şımarık ve bencil bir imparatordur. İmparator olduğu için her istediğini yapacağını düşünür ve bir gün en yakın danışmanı Yzma’yı işinden kovar.

Listemizin en ilginç ve komik kötülerinden Yzma ise senelerini işine vermiş, hırslı bir yöneticidir. Kendisini kovduğu için, imparatordan intikam almayı planlar ve Kuzco’yu bir lamaya çevirir. Değerli imparator artık bir lama olmuştur. Kuzco’ya saraya dönme ve tahtını geri alma yolunda ise iyi kalpli ve babacan bir köylü olan Pacha yardım edecektir. İkili arasında beklenmedik bir dostluk oluşacak, Kuzco kendinden başkalarını da sevmeyi öğrenecektir.

Yzma sen nasıl da süper bir tiptin

Kronk kötülerden yana olsan da kalbimizi kazandın bir kere. Adamın dibisin.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Cemile Atlı<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF