Metalaşan Tasarım İnsan Ezer

Durgunluk, genişleme, refah, çöküş, kriz, sonra yine durgunluk...7 dk


Sırtımızda doğrudan veya dolaylı onca arzunun yarattığı ağırlıkla yürümek nasıldır? Markalar tarafından yaratılan en ufak nesnelere, sosyal anlamlar yüklemek, sonra yüklenilen o anlamlar altında ezilmek? Bizden iyi bilen var mıdır bunu? 

Sürekli devinim içersinde aynı döngüleri durmadan yaşatan sömürü düzeninin göbeğinde, sönmemesi için korumaya çalıştığımız ateşlerimizle, bizden iyi bilen çıkmaz yukarıdaki soruların cevaplarını.

Tasarım; piyasanın emrine girdiğinde, pazar koşullarına teslim olup, yönetim kurullarının direktiflerine göre şekillendiğinde, sermayenin kendini büyütmek üzerine önüne çıkan her ürünü metalaştırdığı, duyguları bile alınıp satılabilen hale getirdiği, eşitsizliklerle insanları korkutup, eşit yaşama arzusunu pazarladığı alışveriş düzeninde paranın akışına göre dans ettiğinde, artık orada ne sanattan söz edilebilir, ne de ihtiyacın çekirdeklendirip tasarımın dalbudak büyüttüğü yaratıcı eserlerden.

Biz sadece uzaktan kokusunu duyduklarımızı yanımızdaymış gibi algıladığımız yalanlarla avunmaya mahkum edilmişler olarak, sırtımızda maddi manevi yüklerle yürümeye, zihnimizde gerçek sanat veya tasarım sandığımız yanılsamalarla, aynı yollarda sürünmeye devam ederiz.

Durgunluk, genişleme, refah, çöküş, kriz, sonra yine durgunluk…

Bu döngünün yaşanması, işlemesi için işsizlere ihtiyaç duyan, özür diliyorum, insanları işsizmiş gibi hissettirip onları her yükün altına iş bahanesiyle sokabildikçe devam edebilen köhnemiş düzenin, iradesini tasmalarını tutanlara teslim etmişlerin kuru yürekleri tarafından yürütülen bu lağımın içine giren her değer, pislikleşmeye mahkumdur. Tasarım da bu yüzden pislikleşmiş, tek düzeleşmiş, benliğinden çıkıp modanın, tekniğin, kalıpların emrine girmiştir.

Markaları yaratıp, ürünleri arzu nesnesi haline getiren para akış biçimlerine hizmet eden her düzenleme, yaratım, yahut eser artık standartlaşmıştır. Büyük ekran televizyonların oval bedenleri, yeni telefonların işlemci güçleri, model arabaların dijital ibreleri tasarım değil, seri üretimin desteklediği yeni metaların görünüm biçimleridir. 

Metaya sahip olmayı arzulamak, altında ezilmektir. Eğer çatal, tasarımın yardımcılığıyla azmanlaşan sermaye akışının içinde kullanım değeri yerine, satın alanın statüsünü belli eden meta haline gelip, çataldan fazlalaşıyorsa, işte orada biz çataldan kıymetsizizdir.

“Emeği sömürmenin üç yönteminden ikincisini anlatmak üzere, toplumsal alışveriş sorunlarına değinip, eksikliklerimizin kaynağına ineceğim yazı dizime, tasarımın piyasa akışı içersinde büründüğü şekle dair çıkarsamalarla ara vermek istedim. 

Yüreklere ateş koymaya devam edeceğiz elbette.”

Herkese dostça selamlar.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Yunus Pandur<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF