Kuşakların Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi

Açık öğretim sistemi, 1993 yılında 496 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile dönemin eğitim gereksinimlerine göre yeniden yapılandırıldı. 5 dk


Yaklaşık 1 milyon 400 bin öğrencisi ve 2 milyon 820 bin mezun sayısına sahip olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi, öğrencilerine yüksek öğrenim sağlamasının yanı sıra özel projeler yardımıyla Türkiye’nin eğitim sorunlarının aşılmasında 1982 yılından beri mücadele veriyor.

Anadolu Üniversitesi’nin internet adresinden elde edilen bilgilere göre Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi; Türkiye’nin eğitim ile ilgili ihtiyaçlarına karşı çok hızlı bir şekilde harekete geçebilen, esnek bir yapıya ve güçlü bir organizasyona sahip. Teknik alt yapısı ve kalite düzeyi dolayısıyla genç, yaşlı birçok kişi tarafından tercih edilen açıköğretim, bu yönü ile dünyada da isminden söz ettirmeyi başarmıştır. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi, Türkiye’de yüksek öğrenim talebini karşılamada sağladığı kapasite yanında milli eğitim, sağlık, ilahiyat, tarım, polis, jandarma, kara, deniz, hava komutanlıkları ve adalet personeline yönelik ön lisans, lisans tamamlama ve lisans eğitimlerini açıköğretim sistemi ile sürdürmektedir. Ayrıca, Anadolu Üniversitesi, uluslararası rekabette başarılara imza atmış sektör temsilcisi kuruluşlara yönelik insan kaynağı geliştirme projeleri aracılığıyla Türkiye’deki vatandaşların eğitim düzeyinin artmasına büyük katkıda bulunan çağdaş bir eğitim kurumu olmayı başarmıştır.

AÇIK ÖĞRETİM, ULUSAL SINIRLARI AŞTI

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi, eğitim yaptığı toplam 19 lisans, 39 ön lisans programıyla ulusal sınırları aşarak; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Kuzey Amerika, Suudi Arabistan ve çeşitli Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşlarına eğitim hizmetini, çağdaş açıköğretim sistemi ile götürüyor. Yaşam koşulları dolayısıyla örgün eğitim alamayan öğrenciler için de yeni bir fırsat kapısı olan bu sistem, senelerdir birçok öğrencinin üniversite mezunu olabilmesini sağlıyor.

AÇIKÖĞRETİM’İN TARİHÇESİ

1981 yılında Türkiye’de üniversitelere başvuran öğrenci sayısı 420 bin iken, üniversiteye girebilen öğrenci sayısı 54 bin civarındaydı. O dönemde eğitim veren üniversiteler bu talebin yalnızca yüzde 13’ünü karşılayabiliyordu. Ayrıca, o dönemde eğitimle ilgili yaşanan teknolojik gelişmeler de Açıköğretim gibi bir sistemin kurulması fikrini ortaya çıkarıyordu. Bu düşünceler 1982 senesinde uygulanmaya başlandı ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 1982-1983 öğretim yılında açıköğretim sistemiyle eğitim veren ilk üniversite olarak kendisini Türkiye’ye duyurdu. Açıköğretime ilk yılda İktisat ve İş İdaresi lisans programlarına 29 bin 500 öğrenci kaydoldu ve bu talep, yükseköğrenim konusunda Türkiye’nin ne kadar eksik kalmış olduğunu ortaya çıkardı. 1982’den 1993’e kadar her geçen yıl açık öğretime olan talep arttı. Bu yıllar arasında İşletme ve İktisat programları dışında da  bölümler açıldı. Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol neticesinde 200 bin öğretmenin ön lisans ve lisans programına katılabilmeleri sağlandı. Ardından, Kıbrıs’ta yaşayan vatandaşların da açık öğretime kaydolma hakkı oldu. Bunların dışında birçok alanda lisans ve ön lisans programları açıldı. 1987 yılında ise Batı Avrupa’da yaşayan Türklerin açıköğretime katılmaları sağlandı. 

ÖĞRENCİLERE HER TÜRLÜ İMKAN SUNULDU

Açık öğretim sistemi, 1993 yılında 496 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile dönemin eğitim gereksinimlerine göre yeniden yapılandırıldı. Yeni yapılandırmaya göre; iktisat ve işletme programları dört yıllık fakültelere dönüştürüldü. Ayrıca, kararnameye göre Açıköğretim’e başvuran öğrencilere bu sistemle ilgili; kitap, radyo-tv programları, bilgisayar, akademik danışmanlık, organizasyon, sınav ve her türlü öğrenci işleri gibi hizmetlerin verilmesi kaarlaştırıldı. 1993-1997 yılları arasında ise Açıköğretim bünyesinde; Sosyal Bilimler, Ev İdaresi, Büro Yönetimi, Halkla İlişkiler gibi 17 ön lisans programı geliştirildi. Daha önceden ÖSYM tarafından yapılmakta olan Açıköğretim sınavları 1996 yılından itibaren Anadolu Üniversitesi tarafından yapılmaya başlandı. 1998 yılından sonra ise teknolojik imkanların artmasıyla, internet ve çağdaş iletişim teknolojilerine dayalı yeni bir uzaktan eğitim dönemi başladı. 2 binli yıllarda ise Açıköğretim Fakültesi MEB ile iş birliği yaptı ve Okul Öncesi ve İngilizce Öğretmenliği Lisans Programları açıldı. 2001-2002 öğretim yılında Türkiye’de ilk defa İnternete Dayalı Bilgi Yönetimi Ön lisans Programı açıldı. Ardından, örgün öğrencilerin ikinci bir bölüm daha okuyabilmeleri için İkinci üniversite uygulaması başlatıldı. Daha sonra, Yüksek Öğretim Kurumu ile yapılan anlaşmaya dayanarak Dikey Geçiş (DGS) uygulaması başlatıldı. 2002-2003 yılları arasında ise internet ve CD üzerinde çeşitli eğitimler düzenlendi. 

E-ÖĞRENME HİZMETLERİ 1999 YILINDA BAŞLADI

Açıköğretim Fakültesi’nde internete dayalı e-öğrenme hizmetleri ise 1999 yılında başlayan deneme sınavlarıyla eğitim sistemine geldi. 2002 yılında e-Alıştırma, 2003 yılında e-Kitap ve 2004 yılında e-Televizyon hizmetleri tasarlanarak yayına girdi. Her birisi ayrı internet sitesine sahip bu hizmetler, 2005’te birleştirilerek Açıköğretim e-Öğrenme Portalı adı altında yayınlanmaya başlandı. Böylece öğrenciler tek oturumda bir derse ait bütün e-Öğrenme hizmetlerine erişebilir duruma geldi. 2006-2007 öğretim yılında Adalet Bakanlığında çalışan lise ve dengi okul mezunlarına Adalet Meslek Eğitimi Ön lisans Programı başlatıldı. 2007-2008 öğretim yılında öğretime başlamak üzere Sınıf Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı’na ilişkin çalışmalar da başlatıldı. 2009-2010 öğretim yılında çok farklı alanlarda açılan 5 lisans ve 17 ön lisans programı olmak üzere toplam 22 yeni program öğretime başladı. 

Günümüzde ise oldukça gelişmiş bir teknoloji ile hem online eğitim hem de sınav açısından oldukça istikrarlı bir şekilde akademik başarılarını devam ettiren Açıköğretim Fakültesi, Anadolu Üniversitesi’nin destekleriyle Türkiye’nin eğitim sistemine katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra maddi imkansızlıklar dolayısıyla üniversite okuyamayan ya da okuyamamış olan bireylerin diploma sahibi olmasına sağlam bir zemin hazırlıyor.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Talha Çakan

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF