Kırmızının Kısa Hikayesi

"Hayatı anlamlı kılan, bir sonunun olmasıdır."14 dk


Kırmızının Kısa Hikayesi

“Hayatı anlamlı kılan, bir sonunun olmasıdır.”


‘Saygıyla ve Özlemle… – Yavuz ÇETİN’ adlı yazım için tıklayın.

Diğer ‘Edebiyat‘ içeriklerine ulaşmak için tıklayın.


(Zaman: Sıradan bir haziran gecesi. Yer: Belediye binasının sol çaprazındaki küçük bijuteri)

Akşam yemeğinden sonra yan büfeden çaylar söylendi, bijuterinin üst katındaki dikdörtgen masa, beş kişilik arkadaş gurubu ile doldu. İşletmenin sahibi Kübra hanım, giriş kata elemanını bıraktı ve çekmecesinden kaymaklı bisküvisini çıkartıp arkadaşlarının yanına geldı. 

Bisküvi paketini hızlıca açıp teker teker ikram etti. Hemen akabinde sarmal merdivenlerden bir ses daha duyuldu. Yan büfenin çırağı elinde çaylarla belirmişti. Sağ baştan başlayarak çayları ikram etti. Sonrasında plastik tokaların tarafında oturan Kemal, Gani’ye bakarak lafa girdi:

“Evet Gani. Çaylarda geldiğine göre bize güzel bir hikaye anlatırsın. Bak Aydın da askerden yeni geldi. Uzun süredir hep birlikte oturamıyorduk. Hem senin hikâyelerini de özledik doğrusu.”

Masadaki tüm gözler önce Gani’ye, sonrasında Tuba’nın ellerini sıkı sıkı tutan Aydın’a döndü. Askerden geleli henüz iki gün olmuştu ve nişanlısı Tuba ile pek yalnız kalma fırsatı yakalayamamıştı. Özlemi, avel bakışlara dönüşmüştü ve kısa bir öksürük sesi ile kendine geldi.

Herkesin ona baktığını görünce, oda gayriihtiyari olarak Gani’ye baktı. Gani, masadaki en bilgili kişiydi. Kendisi, bulunduğu ilçedeki Anadolu lisesinin biricik Fizik öğretmeniydi. Ve hikaye anlatmayı çok severdi. 

Masadaki arkadaşlarını kırmak gibi bir niyeti yoktu. Keza kendisi de bunca zaman sonra hepsini bir arada görmekten mutluydu. Lafı uzatmadan kendisine duyulan beklentiye gidermek için konuşmaya başladı.

“Hikayemiz çok eskilere dayanıyor…”

Geri kalan dört arkadaş hayranlık ifadelerini takınıp dinleme pozisyonlarını aldılar.

“Baya bir eskilere, zamanın başlangıcına kadar.”

Meraklı bakışlar daha da artmıştı. Kısa bir bilim kurgu hikayesi gelecek gibiydi.

“Başlangıçta her şey sıcak bir üzüm tanesinden ibaretti ve ilahi bir dokunuşla muazzam bir patlama oldu. Bu öyle bir patlamaydı ki, bundan sonra oluşacak her şeyin zemini niteliğindeydi. Senin değer verdiğin, senin üzüldüğün ve hepimizin içinde bulunduğu bu muazzam düzenin minik patlamasında ortaya milyarlarca kavram ile birlikte 3 şapşik şey doğdu.”

“Kuru fasulye, pilav, cacık mı?”

Kısa bir gülüşme oldu ve Gani güler bir ses tonu ile lafını bölen Kemal’e baktı.

“Yaklaştın. Ama sen daha doğmadığın için, henüz cacık denen şey piyasaya çıkmamıştı. Hıyarağası seni.”

Kahkahanın dozajı artmıştı. Hikaye kaldığı yerden devam ediyordu:

“Bunlar sarı, kırmızı ve maviydi. Tüm renklerin anaları… Evrenin gözümüze sığmasındaki en büyük yardımcılar. Sonrasından bunların aralarına yenileri katıldı. Turuncu, yeşil ve mor derken, gülkurusu rengine kadar uzadı gitti. Artık o kadar çoktular ki, büyüyen evrende tam bir renk cümbüşü yaşanıyordu. Zamanla hepsi kendine karakter edinmeye başladı. Sarı güneşi aldı, mavi gökyüzünü, yeşil yapraklara kondu, siyah gecenin baş tacı oldu. Beyaz kar tanelerini sevdi, hem de çok sevdi… Turuncu portakalı sahiplendi. Derken her renk bir güzellik ile eşleşmeyi sürdürdü.”

“Aralarından bir tanesi kararsız bir tutum sergiliyordu. Kendine kırmızı diyen bu renk önce ateşi aldı. Sonra gülün kokusuna tutuldu. Tutkuyu kendine yoldaş bildi ve bir gün güle sinirlendi. Kan rengine büründü. Kendi için akan kanların yasını tuttu. Tam olarak ne istediğini bilmeyen biriydi. Garipti.”

“Diğer renkler kırmızının böylesine karmaşık bir ruh halinden bulunmasından rahatsız olmuş olmalılar ki, aralarından olmayan birini hakem olarak seçtiler. Bu su idi. Renksiz olan su dedi ki:

“Ey yaratılışın şatafatlı dokunuşları… Gözlerin tatlı çocukları! Görüyorum ki aranızda biri pek bir kararsız. Pek bir doyumsuz…”

“Kırmızı oralı bile olmadı. O sıralarda aklı aşkın kendisindeydi.”

“Bundan sonra kendi sorunlarınızı kendiniz çözecekseniz. Ben ne zaman gökyüzünden toprağa doğru yağmaya başlar ve hemen ardımdan güneş çıkarsa toplanacak ve konuşacaksınız. Dertlerinizi dinleyip derman olacaksanız…”

“7 renk bu anlaşmayı kabul etti ve her yağmur sonrası birleşip birbirlerini dinlediler. Bu toplantılara gökkuşağı dediler ve aksatmadan her yağmur sonrası birbirlerini dinlediler. Yıllar geçti, renkler yaşlandı. Ama hiç bir zaman önemlerini yitirmediler.”

“Kırmızı ise artık durgun bir renkti. Her yerde onun bir izi vardı. Dünyada o kadar çok olmuştu ki artık ne aradığının bir önemi kalmamıştı. Tonlarca kan oldu, milyonlarca gül yaprağı döktü, dereceler yetmedi ateşine. En güzel saçlara düştü, güneş ile birlikte parladı ilkbaharda… ”

“Bir gün bir ressamın paletinde buldu kendini. Genç ressam ona her dokunduğunda içi gıdıklandı ve düşündü. Çünkü bunca yıldır aradığı anlamın yavaş yavaş ortaya çıkmasında yarı pastel bir rol oynuyordu. Hayran kaldı kırmızı. Milyarlarca yıl görmüştü. Ama hiç bir zaman bir insanın hayal gücüne bu denli yakından şahit olmamıştı. Kaotik bir resmin ilk darbeleri onu aydınlatıyordu.”

“Bir kıyamet sahnesiydi çizilen ve kırmızı ana renkti. “Ben kıyametin rengiyim.” Dedi kırmızı. Onca güzelliğe neden olmak yetmemişti belki, ancak son olma fikri… Onu doyurmuştu.”

“Sanırım hayatı anlamlı kılan, onun bir sonunun olmasıydı.” diye düşündü. Artık sonsuz olabilirdi.”

Duraksayan Gani’yi gören Kübra lafa girdi:

“Peki ya sonra?”

“Sonrasında kırmızı, o resimde kaldı. Ve insanların aklında bir fikir olarak süregeldi. Hayatın anlamını arayan herkesin kırmızısı oldu.”

Aydın gözlerini Gani’ye devirdi.

“Kıyametin rengi gerçekten kırmızı mı?”

“Bunu belki göremeyiz. Ancak illaki birileri görecek.”

Sonrasında masadaki herkesi karşısına alan bir gülümse takındı.

“İşte kırmızının kısa hikayesi…”


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Melih Yüksel

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF