‘KENDİNDEN BİR ŞEYLER BUL’ SERİSİ 1

7 dakika


ZAMANI DURDURAN O ‘AN’

Sarı ışıkta görmüştüm seni. Uzun bir zamandan sonra gelen, karşıdakini tanıma hissi tüm bedenimi kaplamıştı. Aslında bu seni tanıma isteği değildi, zaten seni tanıyor, biliyor gibiydim. Esas garip olan kısmı da buydu galiba. Başka bir hayat mümkünse eğer, oradan mı tanıyordum seni, bilemedim. Hissettiğim sadece seninle bir yerden olan bağımdı. Soluk ama anlamlı bakmıştın gözlerime. Sen de anlam veremiyor gibiydin olanlara. Sonra duru bakışın gitti yüzünden ve perde karardı sanki. İçinden kaçma hissinin geldiğine emindim çünkü ben de öyle hissediyordum. Hep de böyle bir insan oldum zaten. Belirsizlikler, anlam boşlukları beni hep korkutmuş ve kaçmaya itmişti. Hızlı adımlarla geçtin önümden, ben ise kayboldum boşluğunda…

Kendime geldiğimde arabayı eve sürdüm. Eve girdiğimde biraz daha gevşemiştim ama her an bir yerlerden çıkacakmışsın hissi hala devam ediyordu. Sahi, kimdin sen? Beni benden alan bu adam kimdi? Nefes almak için balkona attım kendimi. Yoldan geçen insanları istemsizce sana benzettim ya da benzetmek istedim. Hayat bizi bir araya getirirse olacakları düşündüm gece boyu. Uyku tutmadı sonra açtım şu ‘pandora’nın kutusunu’… Yakın çevrem bende gördükleri gizemli halleri hep böyle adlandırırlar. Gerçi, sen bunları nereden bileceksin? Belki de bir şiirden, bir sözden , bir melodiden bunları çıkarabilirsin. Kendimi bu gelgitli haldeyken birden kitap rafının başında buldum. Ne zaman yoğun bir hisse kapılsam zaten ya yazarım ya da müziklerde bir anlam ararım.  Daha doğrusu müziklerdeki anlamlarda kendimi bulmaya çalışırım. Rastgele açtığım sayfada kendimce karaladığım bir yazıya ve devamındaki kısa bir şiire denk geldim sonra. 

Hayattaki şu teorime hep inandım ve güvendim. Hayat sana, ne zaman neye ihtiyacın varsa onu sunar, onu koyar önüne. İnsan bazen bunu tesadüf sanar ama bu ondan çok daha derinlerde bir şeydir. Hayatın belli dönemlerinde kalpten dileğimiz, bize iyi gelecek şeyler ararız. Hayat ise  ‘asıl ihtiyacın olan şeyi’ önüne koyar ve sana onu yaşatır. İşte hayatın ‘doğrusal olmaması da’ tam olarak buradan gelir.

Uzun Yol

yarısı boşluk

yarısı heyecan

tamamı belirsiz olan bu yolda

en çok sana güvenmek istemiştim

affet…

Defteri kapattığımda affedeceğim tek şeyin ‘bir zamanlar o cümleyi kuran ve dik durmaya çalışan  o        kadın’  olduğunu anladım . Sonra aynaya baktım uzun uzun ve ağzımdan şu kelimeler döküldü…

Eğer beni duyuyorsan, bulur musun bir yerlerde beni …

Bugün’ün anısına…

Nice 9 Eylül’lere; coşkuyla, tutkuyla

canım İzmirim…


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Yaren Özgenalp<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF