İçimdeki Güneş- Film Analizi

“Bir insan daha ne kadar yok sayılabilir?” 13 dk


“Bir insan daha ne kadar yok sayılabilir?” 

Önemli bir nokta olarak şunu söyleyebilirim ki, bu filmi bir “eleştiri” şeklinde değil de, sosyal ve psikolojik olarak değerlendirme ve “empati” yeteneği ile düşünme durumuyla açıklamak doğru olacaktır.  

Film bize neler gösterir/öğretir? 

“Bir insan daha ne kadar yok sayılabilir?”, “Hiç ikinci plana atıldınız mı?” sorusundan yola çıkarak bu filmi görmeye çalışmak daha doğru olacaktır. 

Filmde, kocasından ayrıldıktan sonra hayatına devam etmeye çalışan, yeni insanlar ile görüşen bir kadının özel ve sosyal açıdan ne kadar ikinci plana atıldığını görüyoruz. 

 Tek tek açıklamak gerekirse, bu filmi birçok açıdan değerlendirebiliriz. İlk olarak sadece Türkiye’de değil, diğer ülkelerde de “dul” kavramı ön plana çıkıyor. Bu kavramla anılıyor ve belki de bu kavramla çağırılıyorlar. Dul kelimesi dilimizde sıklıkla kullanılan kelimelerdendir. TDK’ye göre, dul kelimesi ise şu anlama gelmektedir: Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın/erkek. Fakat günlük hayatta genellikle, kadınlara karşı kullanılan bu terim, filmde de kendini belli etmektedir.  

“Dul kalmış, o şu an dul” gibi kavramlar, insanların özel hayatlarıyla ilgili bilgiler, herkesin dilinde sakız olması gereken bilgiler değillerdir. Bununla beraber de şunu söyleyebilirim ki, bana kalırsa hiç kimsenin medeni hali hakkında bilgiler kimliğine yazılmamalıdır. Birçok testte, ankette şunları görebilirsiniz; bekar, evli, dul…  

Belki bu yazıdan sonra biraz olsun farkındalık yaratabiliriz, kimsenin özel hayatını onun hayat biçimi gibi göstermeye izin verecek şekilde kullanmamalıyız. Dul insanlara özellikle kadınlara bakış açısının kötü olduğunu bilerek buna rağmen hala bu kavramı kullanmayı doğru bulmuyorum. Bu durumdan yola çıkarak hiç kimsenin medeni durumuna dul yazılmasından da hoşlanmıyorum. 

Bir başka düşünme biçimi olarak, “Dul kalan insana artık, her türlü baskıyı, şiddeti uygulayabiliriz anlayışı. Psikolojik, sosyal ve cinsel her türlü baskıyı uygulamak isteme durumu, uygulayan insanın içinde yatan travmalarda kendini var eder. Tabii ki tüm problemi geçmişe, travmalara atmak doğru değildir. Bazen bazı insanlar hiç kötü bir şey yaşamamasına karşı “kötü kalpli” olabilirler. 

Filmden örnekler vermek gerekirse, zaten bir insanın bir anda yalnızlaşması, yalnız hissetmesinin beraberinde getirdiği duygu karmaşasını hissetmesi olağandışı sayılırken, bir de başkaları tarafından acımasızca saldırılara uğramaktadır. Bu durumda filmde, başrolümüzde çok net görebilmekteyiz. 

Filmin biraz içeriğine girmemiz gerekirse, kadının birçok erkekle görüşmesini doğru bulmayan insanlar olacaktır elbette. Bu konuda empati yapmak ve anlayış beklemek ne kadar doğrudur/yanlıştır tartışılır. Fakat hayatınızda en çok sevdiğiniz insan, sizden gittiğinde, onun yokluğunu başkasında geçirmeye çalışmak, yerini doldurmak istemek gayet olağan bir durumdur. Oran olarak da birçok ülkede görülen, psikolojik bir rahatlama durumudur. 

Kadının kendini yalnız hissetmesinden sonra görüştüğü insanlar, belki sadece kendisi için belki de sadece eşinin yokluğunda ağlayacak bir omuz, tutunacak bir dal istemesi, kendini rahatlatmak için yaptığı bir olaydır.  

Bu filmde bir diğer önemli nokta ise, kadının evli adamlar ile birlikte olması. Bence filmin en göz alıcı noktalarından biri buydu. Filmi dikkatlice incelediğimizde “İkinci, üçüncü şeklinde olmak istemesi yani ilk olmayan anlamına gelen “kuma” kavramını tüm film süresince görmekteyiz.”  

Kadının bu filmde görüştüğü iki erkek vardır ve ikisinde de kumasıdır. İkincisidir. Bundan ilk zamanlarda rahatsız olmasa da sonrasında rahatsız olmaya başlamıştır. Bir erkek, başroldeki kadına, evliliğini bitireceğini söyleyerek kendine yakınlaşmasını sağlamıştır. Fakat diğeri asla ayrılmayacağını belirtmiştir. Buna rağmen kadın, ikisiyle de birlikte olmaya devam etmektedir. Burada aşağılık kompleksini ve kocasının bırakmasından sonra sanki herkes tarafından ikinci olmaya devam edecekmiş gibi hissetmesini çok net görmekteyiz. 

Hatta filmin bir kesitinde, kadın ağlayarak duygularını açıkladığı zaman, görüştüğü erkeklerden biri “Ağlamak zavallıların ve çocukların işidir.” der. İnsanlara yaptığımız psikolojik şiddeti burada görmekteyiz.  

Bu film bizlere, “dul” bir insanın başına gelen olayları çok bariz bir şekilde göstermektedir. Örnek olarak kadının sadece balık almaya gittiğinde bile, komşusunun art niyetli bir biçimde sorduğu soruları, ya da görüştüğü erkeklerden birisinin “Eşimden ayrılacağım” dedikten sonra, kadınla birlikte olduktan sonra “Ben bu düşüncemden vazgeçtim, pişman oldum. Eşimden ayrılmayacağım.” demesi… 

Filmin sonlarına doğru, kadın bir falcıya gidiyor ve görüştüğü erkeklerin fotoğrafını falcıya gösteriyor. Falcı bunların hiçbirinin hayatının aşkı olmadığını söylüyor. “İçindeki güneşi çıkarmalısın ve bunu ancak sen yapabilirsin diyor.” Filmin başlığının anlamı da burada kendini göstermiş oluyor. Kadın falcıya ilk geldiğinde neden ilişkilerinin olmadığından, hiçbirinin onu sevmediği ile ilgili sorular soruyor. Takıntı haline getirdiği erkeklerden bahsediyor çünkü kocasından sonra tutunacak bir dal araması kendini iyi hissettiriyor. Onların da kadını sevmesini istiyor.  

Filmin en sonunda, falcıyla iletişim kurdukça, kadın rahatlıyor ve kendi kendine yetebileceğini, kimseye muhtaç olmadığını anlıyor. İçindeki güneşi görüyor ve gücünü hissediyor. 

Sonunda belirli bir şeye bağlamaya çalışılmış fakat bana göre biraz eksik kalmış. Yine böyle bir filmi izlediyseniz ya da izlemek isterseniz ufak bir açıklama/anlama size yardımcı olacaktır diye düşündüm.  

İyi seyirler. 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Aleyna Kaba<span class="bp-verified-badge"></span>

3 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Normalde Türk filmlerini tercih etmem ama çok güzel bir açıklama olmuş açıkcası merak ettiğim için izleyeceğim sonra buraya filmle ilgili yorumlarımı yazmak için tekrar geleceğim

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF