GÖK KUBBE NEDEN ÇÖKMÜYOR ALLAHIM ?

“Bu Ali’nin oğludur, bu en çetin savaşçının oğludur, onunla teker teker savaşılmaz, dört yandan üzerine saldırın.”22 dakika


Günlerden Aşure…
"Aşure" Arapça'da on manasına gelen "aşara" sözcüğünden türemiştir. Aşure Günü, Peygamberler tarihinde önem arz eder ve hicri yılın ilk ayı muharremin onuncu günüdür.
10 Muharrem günü, içerisinde büyük olayların yaşandığı bir gündür. Bunlar;

1-) Hazret-i Âdemʼin (a.s.) tevbesi bu günde kabul edilmiştir.
2-) Hazret-i Nûhʼun (a.s.) tufandan kurtulup, gemisinin selâmete erdiği gündür.
3-) Hazret-i İbrahimʼin (a.s.) Nemrut'un ateşine atılıp yanmadığı gündür.
4-) Hazret-i Mûsâʼnın(a.s.) Firavun'un zulmünden kurtulduğu gündür.
5-) Hazret-i Yûsuf'un (a.s.) zindandan kurtulduğu gündür.
6-) Hazret-i Eyüpʼün (a.s.) hastalıklardan kurtulduğu gündür.
7-) Ayrıca bugün, İslâm tarihinin gördüğü en acı felâketlerden biri olan, Peygamber Efendimizʼin aziz torunu Hazret-i Hüseyinʼin (r.a.) hunharca katledildiği, İslâmʼın bağrına fitne hançerinin vurulduğu bir gündür.

Günlerden Kerbela… İnsanlığın ve İslam Dünyası'nın dinmeyen ortak sızısı.
Muaviye'nin 680'de ölümünden sonra yerine geçen oğlu Yezid, ilk iş olarak Hazreti Hüseyin'in biatını almak istedi. Hazreti Hüseyin biat ettirilmesine yönelik baskılar artınca durumun kötüye gideceğini anlayarak, aile fertleriyle mayıs 680'de Mekke'ye doğru hareket etti. Mekke'ye gelen Kufeliler ise Hazreti Hüseyin'i şehirlerine davet ederek, Emevilere karşı birlik oluşturmayı teklif etti. Hazreti Hüseyin daha önce hem babası Hazreti Ali'ye hem de ağabeyi Hazreti Hasan'a karşı ihanetlerine şahit olduğu Kufelilerin samimiyetlerini anlamak için amcasının oğlu Müslim bin Akil'i Kufe'ye gönderdi. Kufe'de 18 bin kişi, Müslim'in önünde Hazreti Hüseyin'e biat etti. Ancak daha sonra Kufeliler ihanet ederek, Emevilerin Müslim'i öldürmesine göz yumdu.Son gelişmelerden haberdar olamayan Hazreti Hüseyin, aile fertleriyle Kufe'ye doğru yola çıktı. Hazreti Hüseyin yolda Müslim'in başına gelenleri haber aldı. Fakat Müslim'in oğullarının, babalarının intikamını almak istediklerini söylemesi üzerine yoluna devam etti. Kufe Valisi Ubeydullah bin Ziyad'ın bin askerle gönderdiği Hürr bin Yezid, kafilenin yola devam etmesine izin vermeyerek, Hazreti Hüseyin'e validen yeni emir gelinceye kadar Kufe ile Medine arasında bir yol takip etmesini söyledi. Bunun üzerine Fırat Nehri kenarındaki Kerbela Çölü'ne önce Hazreti Hüseyin, sonra Ömer bin Sa'd ulaştı. Kufe Valisi Ubeydullah, Ömer'e, Hazreti Hüseyin'den Yezid adına biat almasını, aksi halde suyla bağlantısının kesilmesini emretti. Biat teklifini kabul etmeyen Hazreti Hüseyin ve yanındakiler, zulme boyun eğmemek için Allah yolunda ölme kararı aldı. Hazreti Hüseyin ile beraberindeki 32 atlı ve 40 piyade, bölgede kurulan çadırda savaş hazırlıklarını tamamladı. Daha sonra Hazreti Hüseyin ve beraberindekiler ile Yezid taraftarları, Kerbela'da karşı karşıya geldi. Ordusunun isyanından çekinen Ömer bin Sa'd, bizzat ilk oku atınca savaş başladı. Savaş meydanında Hazreti Hüseyin tarafından çok kişi öldü, geriye ehlibeytten başka kimse kalmadı.Babası Hazreti Hüseyin'den izin alarak çadırından savaş alanına çıkan 19 yaşındaki Ali el-Ekber, Kufeliler tarafından mızrak ve kılıç darbeleriyle şehit edildi. Kufeliler, Hazreti Hüseyin'in diğer çocukları Cafer ve Abdullah'ı da şehit etti. Hz. Hüseyin atı Zülcenahın üstünde düşman ordusunun karşısına geçip teke tek mücadele istedi. Fakat Kufeliler teke tek mücadele edemedi. Onun azametinden karşısına çıkan kim olursa olsun yeneceğini bilen Ömer ibn-i Sad “Bu Ali’nin oğludur, bu en çetin savaşçının oğludur, onunla teker teker savaşılmaz, dört yandan üzerine saldırın.” dedi. Kahramanca savaşan ve karşısına çıkan herkesi mağlup eden Hazreti Hüseyin ile teke tek mücadele etme cesaretine sahip olmayan Kufeliler, hep birlikte onun üzerine saldırdı. Aldığı ok ve mızrak darbeleriyle atından yere düştüğünü gören Ömer İbn-i Sa’d askerlerine Hz Hüseyin'in başının kesilmesini emretti. Emri duyan askerlerden biri yerine getirmek için Hz. Hüseyin'e yaklaştı fakat Hz.Hüseyin'in sözleriyle pişman olup dönerek Ömer ibn-i Sad'a saldırdı. Ama saldırısı başarısız sonuçlandı. Ardından Enes oğlu Sinan ile Şimir Zilcevşen bu işe kalkıştı. Şimir öne atılarak İmam’ın baş kaldırmasına fırsat vermedi ve Hz. İmam’ı şehit etti. Hz. Resulullah’ın öpüp kokladığı, “Hüseyin’i inciten, beni incitir” dediği İmam Hüseyin’in başsız vücudu kanlar içinde yerde yatıyordu. Hazreti Hüseyin ve beraberindekilerin kesik başları Yezid'e gönderildi.

Kerbela… Peygamber torunu Hz. Hüseyin ve ehli beytten 72 canın katledildiği o kara gün. Masumiyete kan karıştı o gün, güvene ihanet karıştı. İyiler bile iyi değildi. "Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez.''  diyen Peygamberin torununu, yine kendine müslümanım diyenler dünyevi hırsları uğruna saltanat uğruna katlettiler.
Hz. Zeynep, Kerbela kahramanlarının savaşına şahit olmuştu. Küçüklüğünden itibaren Hz. Hüseyin’e çok düşkün olan Hz. Zeynep Şehitlerin Efendisi’ni görmediği zaman, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce, mutlu olurdu. Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi. Savaşta iki oğlunu, kardeşlerini ve yeğenlerini, en önemlisi de Peygamber’imizin göz bebeği olan İmam Hüseyin’i, gözlerinin önünde hunharca şehit etmişlerdi. Ne kadar metanetini korusada bu vahşete kalbi dayanmayan mahsun kız kardeş ; Abisinin başsız bedenine sarılıp '' Gök kubbe neden çökmüyor Allahım?'' diyerek ne denli büyük bir acıya gark olduğunu gözler önüne sermişti. Ne acı ki Hz. Zeyneb’in asıl çilesi Kerbela’dan sonra başlamıştır. Yezidin askerleri onca insanı şehit etmekle kalmamış,  geride kalan savunmasız kadın ve çocuklara ait değerli eşyadan ne varsa hepsini ganimet diye el koymuşlar ve çadırlarını istila etmişlerdi. Geriye her şeyleri elinden alınmış, Ehli-Beyt’in kadınları ve yetim çocukları kalmıştı. Hz. Zeyneb’in sorumluluğu daha yeni başlıyordu. Çünkü İmam Hüseyin’in şahadetinden sonra o, kafilenin başına geçmiştir. Hz. Fatıma gibi bir annenin kızı olan Zeynep, Kerbela hadisesinden sonra yılmadan doğruları savunmuş ve haykırmıştır. Bunu Peygamber’in “cihadın en üstünü zalim liderin karşısında hakkı söylemektir” hadisinin gereğini yerine getirmiş; Bunu Yezid’in huzuruna çıkarıldığında yaptığı konuşmayla ispatlamıştır. Şöyle ki Zeynep ve diğer kadınlar, Kufe valisi İbni Ziyad’ın karşısına çıkarılır.
Zeynep matemini bozmaz, asil bir şekilde karşısında durur.
“Ey Ali’nin kızı! Gördün mü Hakk bizden yanaymış, böyle olmasaydı biz Muzaffer olmazdık” dedikleri vakit şu sözlerle karşılık verir: ''Sizler kaybettiniz, evet kaybettiniz. Çünkü kardeşim Hüseyin, binlerce kişiye bile boyun eğmedi. Eğer zalimliğinizden korkup gelseydi ayaklarıyla buraya, gelip eğilseydi önünde, o değil sen kazanmış olurdun. Hani nerde bu başın ayakları?
 Dedim ya, o kendisi yerine, kesik başını yolladı sana, Önünde duran Hüseyin’in başı, ama kendisi nerede. Gövdesi ve inançları nerede, yüreği nerede… Âlemlere rahmet dedesi, babası, anası nerede?
 Kerbela’da bre Yezid uşağı Kerbela’da…''
diye haykırır Hz. Zeynep.
''Zorbalık dağa benzer. Zulmetmek yalçın bir dağ gibidir. Sizler ne kadar zorba olursanız, o dağın doruğuna çok yaklaşırsınız. Ama unutmayın ki; doruğa ulaştıkça uçurumların derinlikleri artar. Bir ayağın kayışı parçalanmaya yok olmaya yeter. İşte şu önünde duran Hüseyin’in başı, dağın doruğunda ki zalimlerin sonu olacaktır. Kardeşim Hüseyin’in başından işte şimdi korkun. Çünkü bu kesik baş sizin sonunuzu getirecektir.”


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Janserey Beyza<span class="bp-verified-badge"></span>

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF