Gece Yarısı Notları // 3

İnsanoğlu bazen hislerini açıkça söyleyemiyor, nankörlük bu ya bende sana hiç söyleyemedim... 9 dk


Gece Yarısı Notları // 3

İnsanoğlu bazen hislerini açıkça söyleyemiyor, nankörlük bu ya bende sana hiç söyleyemedim…


‘Gece Yarısı Notları // 2’ adlı yazım için tıklayın…

Diğer ‘Edebiyat‘ içeriklerine ulaşmak için tıklayın…


Bazı insanlarla zamanımız dışında kesişiyor yollarımız… Yanlış değil zamansız… Zamansız olan herkes başka yönlere gidiyorlar… Başka hayatlar kuruyorlar, benimle kuramayacakları hayatlar… 

Haklılar mıydı bilmiyorum… Yalan söyledim, biliyorum… Haklılar tabi ki, bu kötü bir şey mi? Bence değil… Diyorum ya bazı insanlarla zamanımız dışında kesişiyor yollarımız… Aklıma hep “ayrılıkta sevdaya dahil, ayrılanlar hala sevgili” dizeleri geliyor zamansız sevdalardan bahsederken… Zamansız olması illa acıklı olması demek değil ki, zamansız yaşanan her şey, her daim daha kıymetli oluyor… Sen bu yüzden çok gizli kapaklı, çok içerimde kaldın…  

Sana hiç yazmadığımı fark ettim bu gece, hayatımda en korktuğum anlardan birini yaşattığın için mi yoksa tamamen hayal dışı, akıl dışı olduğun için miydi… Bilmiyorum… Ama bilmeni istediğim bir şey var ki insan yaşattığını yaşamadan ölmüyor, için rahat olsun…  

Geçmişimde birisi bana seni kendi içimde affetmekten çok yoruldum demişti, ilk aşkım çok hatalarımdı… Haklıydı… Ama ben seni ne içimden ne dışımdan hiç affedemedim… 

Kaç tane insan kusursuz sonuna kavuşuyor ki ben kavuşacaktım… Hayatımda kurduğum en sıra dışı ilk ve son hayal olarak zaman örgüme yazıldın…  İçimden bir ses en azından yazıldı diyor, sadece alın yazım değilmişsin… 

EvlenmişsinUmarım çok mutlu olursun, ben seni hiç mutlu edemedim… Belki bu sana kendimce bir veda belki de sadece içimden geldi… Bilmiyorum…  

Ama klişe bu ya son pişmanlık neye yarıyor? Kadehlerce meyde içsem, gözümden litrelerce yaşta akıtsam ne o günlere ne de o insanlara dönemeyiz… 

Bildiğim tek şey seni artık affettim.  Sen beni affedebildin mi?  

İşin aslı ben hepinizi, herkesi affettim… Kendim için, kendi akıl sağlığım için…  

Biliyor musun özlemek tek taraflı olunca hasret oluyormuş… Sana değil belki ama sana karşı hissettiklerime hasret kaldım evet… Belki yapmamalıydım ama açtım eski fotoğrafların içine düştüm bu gece… Canımı en fazla ne yaktı biliyor musun? Zihnimde biriktirdiğimden daha az hatıramız var…  

Yaşanmışlıkların yaşayamadıklarımızdan daha fazla olması sence bizim hakkımızda ne söylüyor? Belki de yaşayacaklarımız bu kadarmış. Biz ikinci bir şansı yıllar sonra elde ettik ve birbirimiz yaşadık…  

Her elde ettiğimiz ikinci şansa ya da tesadüflere büyülü anlamlar yüklemek ne kadar gerçekçi? Ne diye fısıldamıştım kendime ben? Beklentiler… Beklentiler sadece üzerler… Yine aynı yere vardığımıza inanamıyorum… Beni darmaduman eden her taşın altından beklentilerim çıkıyor…

Ve itiraf saatine hoş geldim! Bunları itiraf etmemin yıllar sürmesi ne kadar garip… Şu an bunları direkt sana yazmamam için hiçbir sebebim yok. Benim kaybedecek bir şeyim yok… 

Ne seni ne de yılları geri getiremem… Zaten ardından hiç açık kapı bırakmadım ki… Aralık bile bırakmadım, üzerine kapadığım odaların içerisine hava bile girmedi… İşte bu yüzden zihnimde sarartmış olabilirim fotoğraflarımızı… 

Yine geceleri sabah ettiğim zamanlara geldik…   

İnsanoğlu bazen hislerini açıkça söyleyemiyor, nankörlük bu ya bende sana hiç söyleyemedim… Ama şairinde dediği gibi “bazen özledim diyemezsin, Nazım okuyorum dersin” 

Ben bu gece Nazım okuyorum, sen ne yapıyorsun? 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sinem Gören<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF