Gece Yarısı Notları // 2

Büyüdüğünde kıyafetlerine sığmazsın ya hani aynen onun gibi büyüdüğüm için çocukluğuma, dolaylı olarak da şehrime sığamıyordum sanki... Nefesim sıkışıyor... 8 dakika


Gece Yarısı Notları // 2

Büyüdüğünde kıyafetlerine sığmazsın ya hani aynen onun gibi büyüdüğüm için çocukluğuma, dolaylı olarak da şehrime sığamıyordum sanki… Nefesim sıkışıyor…


‘Gece Yarısı Notları // 1’ adlı yazım için tıklayın…

Diğer ‘Edebiyat‘ içeriklerine ulaşmak için tıklayın…


Kasım ayının ortası… Hayatımın şu ana kadar yaşadığımız en garip yılın bitmesine çok az kaldı…  

Doğup büyüdüğüm şehirde, en sevdiğim caddede yürüyorum ve hissettiğim tek şey şaşkınlık; sanki hiçbir şey eskisi gibi değil…  

Bu cümlede kilit kelime eski olsa gerek… Sahiden her şey eskisi gibi kalsa mutlu olur muydum ya da eski vazgeçilmez bir güzellikte olsaydı eğer onu bırakıp gider miydim? Bilmiyorum… 

Değişimden oldum olası hiç hoşlanmayan ben; yirmi sekiz yaşım biterken değişenin her zaman kendim olduğunu fark ettim… İnsan yirmilerinin sonunda kıyafetlerine değil, kendi ruhuna küçük gelmeye başlıyormuş… 

Nasıl oluyor da gözlerimin gördüğü değişmezken, duyduğum tek şey içimden gelen “hiçbir şey eskisi gibi değil” diyen ses?   

Bir salise öncesi, bir satır öncesi, bir düşünce öncesi çoktan uçtu gitti bile…  

Bir önceki saniyenin çoktan geçmiş olduğu bu hayatta; bu koskoca bir şehrin, koskoca insanların aynı kalmasını bekleyemem… Beklentiler sadece üzer diye fısıldayasım geliyor kendime… Bunu bekleyemezsin demek… Söz geçiremiyorum…  

Hayat devam etmese ve büyümesek olmaz mı? 

Dar, dolambaçlı sokaklar daha dar gelmeye, tanımadığım yüzler bilmediğim bir yere gelmişim gibi hissettirmeye başladı… Ya burası benim şehrim değildi ya da ben buraya yabancılaşmıştım… 

Sahi yabancılaşmak mıydı büyümek mi bilmiyorum… Hatıralarım tanıdıktı… Elimde olsa hatıralarımın arasında gezebilsem keşke… Mesela şu sokaktan döndüğümde yine karşımda olsaydı, şu kafenin kapısından girdiğimde tüm dostlarımla doğum günümü kutluyor olsaydım mesela ya da keşke şimdi tenha olan bu parkta ilk kez sarhoş oluyor olsaydım veya şu kaldırımın ucuna oturup hayatımın en zor telefon konuşmasını yapıyor olsaydım tekrar…   

Büyüdüğünde kıyafetlerine sığmazsın ya hani aynen onun gibi büyüdüğüm için çocukluğuma, dolaylı olarak da şehrime sığamıyordum sanki… Nefesim sıkışıyor… 

Büyümek acı vericidir; geçmişini unutman gerekir, insan kaybetmen gerekir, dostların bir elin parmağını bile geçmemeye başlar, kendi ayakların üzerinde durmak ne demek bunu öğrenirsin… Öğrenemezsen de hayat sana kafana vura vura öğretir…  

Yıllar; öğrenmenin okulla bitmediğini, iki artı ikinin her zaman dört etmediğini gösterir sana… 

Havada ki tanıdık kar kokusunu içime çeke çeke yürümeye devam ettim… Kaldırım taşlarını izledim yürürken; her bir adımımda bu şehirde yaşadığım tüm anıları sanki eteğimde taşıdığım taşlarmış gibi düşürüyorum, her bastığım çizgide sanki hayatımın dönüm noktalarını geride bırakıyorum…  

Esen ayazın geçmişimi olduğu gibi dondurmasına izin verdim…  

İnsan olduğu yerde saydığını hissettiğinde bile büyüyormuş, bu gelişimde bunu anladım…


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Sinem Gören<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF