Dünyaya İnce Bir Dokunuş

8 dakika


Zaman her zamanki gibi başlangıç noktasına dönüyor. Fakat her seferinde bir şeyleri alarak tamamlıyor döngüyü. Bu esen rüzgar gidip hangi rüzgarla karışıyor bilinmez ancak üç adım gerimdeki yaprağı beş adım önüme bırakarak kayboluyor. Sanki zaman da her döngüsüyle bizden bir şeyler alıp bir şeyler bırakıyor. Yüreklerimizde ayrı bir burukluk ile beraber çimentoyu kurutur gibi daha da sertleştiriyor kalbimizi. Duygularımız ya yokluğa karışıyor ya da daha da büyüyerek tüm umut dünyamızın içini eşerek derinleşiyor. Yaşayanı daha da yaşatan bu dünya, ölmek üzere olanı biraz daha öldürüyor her gün.

Bana gelince bütün kasvetlerime rağmen umudunu diri tutmaya çalışan bazen karamsarlık çukuruna düşen bir süre çırpınıp oradan çıkmayı bir şekilde başaran birisiyim. Fakat hiçbir zaman kendimi ne tam anlayabildim ne de anlatabildim. Zaten kimse de anlayamadı beni. Alışılagelmişlerle benzerlik kurmak istediler, istemsizce yaptılar bunu. Çünkü herkesin dünyası yaşadığı ve gördüğü kadardır. Oysa yaşamım hep alışılagelmişin dışında sürdü, pek azının yaşamı ile benzeşecek şekilde. Yaşamım herkesin yaşamı kadar yaşam ve hiç kimsenin yaşamı gibi bir yaşam değil. İster miydim ki farklı olmak insanlardan, cins olmak, istemezdim sanırım. Bu yazımı okuyanlara söylemek istiyorum güvenmeyin bana, güvenmeyin çünkü alışageldiğiniz gibi davranmayabilirim, ne yaptım ki diyebilirsiniz. Ve yine söylemek istiyorum ki duygularıma güvenin. Çünkü duygularım öylesine güçlüdür ki en mantıksız, kendime en fazla haksızlık yaptığımı düşüneceğiniz noktaya kadar sürükler beni. Bunca yıl yaşamımdan şunu anlıyorum ki insan bir noktada da herkes gibi yaşayabilmeliymiş hayatı. Ben o noktanın çok uzağında bir yerdeyim. Farklılıklarım olması gerekenden çok daha ötede bu bana ve en yakınıma zarar verebilecek boyutlarda. Belki bir gün bambaşka bir rüzgar daha gönderir yaradan, olduğum yerden çok daha başka bir yerde bulunuyor olurum.

İnsanlar, biraz farklı bir şeyler mi yapsak? Durduk yere yapsak, bu gidişi durdursak. Aklımıza gelen ilk kişiyi mutlu ederek bir şeyler yapsak; iltifat etsek, küçük bir hediye alsak, ona onu sevdiğimizi söylesek. Üstelik bütün bunları durduk yere yapsak. Benim yaşanacak bir hayatım kalmamış bunu biliyor ve görüyorum. Bana vaat edilen yeni bir hayat ancak ölümle gelecek. Kendimden geçtim, sizler bu dünyayı çok daha farklı bir yer haline getirebilirsiniz. Hem de bir iltifatla, bir güzel sözle, nasılsın diye mesaj atmanızla, sevdiklerinize sarılmanızla; bütün bunları durduk yere içinizden geldiği için yapmanızla. İnanmayacaksınız ama dünyayı değiştirmek farklı bir yer haline getirmek işte bu kadar kolay. Niçin bazı şeyleri zorlaştırıyoruz ki, niçin bize dayatılan bencilliği sorgusuz sualsiz yaşamımıza işliyoruz. Niçin başkalarının mutluluğu ile mutlu olmayalım ki? Birisinin sokakta küçük çocuğun başına okşadığını görürken mutlu olmamamız için bir neden var mı? Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Unutmayın güzel bir dünya inceliklerde saklı, ince dokunuşlarda.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Mehmet Akif Gürbüz<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF