Bu Dizi Bir Başka Dizi!

Bu nasıl güzel bir dizi böyle. Gözlüklerime inanamıyorum....7 dk


Şu anda sosyal medya üzerinde kopan Bir Başkadır dizisinin yarattığı fırtınaya hepimiz şahidiz. Hatta bir Twitter kullanıcısı diziye yönelik o kadar çok analiz yapıldı ki, Twitter uluslararası hakemli dergiye döndü demiş. Geçtiğimiz günlerde de oyuncu Nihal Yalçın’dan azar yedik. Ne çok biliyormuşuk öyle sanki hepimiz dizi analistiymişiz gibi durmadan konuşuyormuşuz. Tabii ki böyle bir iddiamız yok ama uzun zaman bu nitelikte  bir Türkiye dizisi görünce heyecanladık.

Peki neden bu dizi bu kadar çok izlendi ve sevildi?

Öncelikle görülüyor ki, diziyi yazan ve yöneten Berkun Oya oldukça yetenekli ve işini severek yapan bir yönetmen. Bunun yanında oyuncu kadrosu çok iyi. Genelde Öykü Karayel’in performansı övülmüş ama bence Fatih Artman (Yasin), Funda Eryiğit (Ruhiye) ve Settar Tanrıöğen’in de (Ali Sadi Hoca) performansları harika. 

Dizide, Türkiye’nin farklı etnik, sosyal ve ekonomik kesimlerinden gelen insanların kesişme hikayeleri taraf tutulmadan, naif bir biçimde anlatılıyor. Dizi, bizleri ön yargılarımızı sorgulamaya davet ediyor. Tanıştığımız her karakter için başlarda çıkarımlarımız var ancak bunlar birer birer yıkılıyor. Yeri geliyor, dizinin en itici karakteri olan Sinan’ı bile anlıyor, ona üzülüyoruz. Dizinin en güçlü yanı da bence bu.

Dizinin bir diğer güçlü yanı ise, şaşmaz realizmi. Bizler, ağa dizilerine, villalarda dönen entrikalara alışkındık. Dizilerde gerçek hayatta göremeyeceğimiz kadınlar incecik topuklu stilettoları ve her bölüm değişen, birbirinden şık kıyafetleriyle İstabul sokaklarında salınıyorlardı. Fakir ailelerin bile tasarım kıyafetleri, sahile yakın modern evleri vardı. Oysa bu dizi böyle değil, fakir gerçekten fakir. Parasızlıktan istemediği, memnun olmadığı işlerde çalışıyor eve gelince bütün bir akşam süren Türk dizilerine bakıyor. Zaten başka bir hobi edinmek için de ekonomik gücü yok. Ekonomik gücü elinde bulunan karakterler ise (Peri gibi) başka alanlarda kendini köşeye sıkışmış ve çaresiz hissediyor.

Elbette ki, Bir Başkadır’ın da zayıf kaldığı noktalar var. Örneğin dizide bütün tesettürlü kadınlar eğitimsiz ve çoğunluğu temizlikçi. Ya da, başını örtmeyen kadınlar doğrudan dinle ilşkisi olmayan, aktif bir seks hayatı olan, alkol kullanan bireyler olarak resmedilmiş. Oldukça eğitimli ve ekonomik durumu iyi tesettürlü kadınlara şahit olduğumuz gibi dindar ve muhafazakar bir yaşam şekli olan başı açık kadınlar da mevcut. Ayrıca, dizi boyunca çok farklı hayatların üst üste kesişmesi de bir noktada inandırıcılığı zorlayan bir etmen olmuş. 

Ama yine de diziyi başlangıç noktası olarak iyi buluyorum ve daha iyi işlere ilham vermesini ümit ediyorum. Unutmayın arkadaşlar, bizler buraya Sefirin Kızı’ndan, Yasak Elma’dan geldik. 

Bunları da belirttikten sonra, diziyi izleyince bazı karakterler hakkında edindiğim duygu ve düşünceleri ve şaşırdığım noktaları sizlerle paylaşmak isterim. Umarım eğlenceli bir içerik olur, iyi okumalar… 

"24 Geçiyor Mu Buradan Abla?"

Ahh Meryem... Canımızın içi Meryem.. Meryem'i çok sevdim çünkü çok naif, saf kalpli ve aynı zamanda zehir gibi akıllı bir kadın. Abisi ve yengesiyle kalıyor. Part-time olarak temizliğe gittiği evin sahibi, Sinan'a aşık. Bunu günah olarak gördüğünden, suçluluk da hissediyor. Ancak kendi derdini yaşama veya başkasına danışma durumu yok çünkü o sırada o, abisi ve yengesinin dertleriyle meşgul. Yeğenlerine de o bakıyor. 

O ailesinin moralini yüksek tutmaya çalışıyor ama kimse ona halini hatrını sormuyor. Duygularını bastırdığı, onlarla yüzleşemediği için sürekli bayılma krizi geçiriyor. Şans eseri başladığı terapi seanslarında ise dertleşmek ve kendini anlatmak için bir fırsat yakalıyor. Psikiyatristi, "Peri Ablası"yla ise zaman içinde anlamlı bir bağ kurabiliyor.  

Beyaz Türk Psikiyatrist: Peri

Peri karakteri oldukça iyi bir eğitim almış, yurtdışında yaşamış, üst sınıftan gelen bir doktor. Karakteri ilk gördüğümde, muhteşem bir hayatı var, bu kadının ne sıkıntısı olabilir diye düşünmüştüm. Ama dizi beni yanılttı tabii. 

Peri'nin, kendisiyle samimi bir iletişim kurmaya çalışan danışanı Meryem'e ve aslında bütün dindarlara karşı ön yargıları var. Bu düşünceler, ilk etapta onun Meryem'le sağlıklı bir hasta-doktor ilşkisi kurmasına mani oluyor. Sırf Meryem'in dış görünüşüne bakarak, onunla ve ailesiyle ilgili negatif çıkarımlarda bulunuyor. Ancak, yeni tanıştığı yoga arkadaşı Melisa ona bakarak varsayım yapmaya, adını ve mesleğini tahmin etmeye çalıştığı zaman bozuluyor. 

"Kalbin bakire olsun, ben senin kalbini sevdim. Bana kalbin lazım."

Yasin, Meryem'in maço ve dindar abisi. Evliliğinde problemler yaşıyor ama sebebini de tam kestiremiyor. Elinden geldiğince psikolojik skıntıları olan eşi Ruhiye'ye yardımcı olmaya çalışıyor.

Dediğim gibi dizi, bizi ön yargılarımızı sorgulamaya davet ediyor. Bana göre en sığ karakter Yasin'di. Yasin gibi bir adam asla bakire olmayan bir kadınla evlenmezdi. Ama öyle değilmiş. Adam eşine sonuna kadar destek vermiş ve sevmiş. Duruşunu en fazla yargıladığım karakter bana en etkilendiğim sahneyi yaşattı. Bu da bana ders olsun tabii. 

Hali Hazırda Millet İttifakı Çatı Adayımız: Gülbin

Gülbin, Kürt bir doktor ve ailesi muhafazakar olmasına rağmen, liberal yaşam tarzına sahip genç bir kadın. Bu sebeplerden, sosyal medyada adı Millet İttifakı çatı adaylığı için anılıyor.

Gülbin aynı zamanda Peri'nin arkadaşı ve psikiyatristi. Peri, Meryem'e hissettiği önyargıları Gülbin'e anlatıyor. Gülbin, Peri'nin Meryem'e olan tavrından rahatsız ancak o da Peri'ye ve Peri'nin ona çağrıştırdıklarına karşı tavırlı ve ön yargılı. 

Daha öncede dediğim gibi Gülbin bir Kürt. Ancak o muhalif bir Kürt olarak resmedilirken ablası Gülan (dindar bir karakter), AKP ve devletle anlaşmış Kürt olarak çizilmiş. Gülbin ve Gülan'ın annesi  küçük kardeşlerine hamileyken şiddet görmüş (devlet tarafından yapıldığı iması var ama net değil) ve bunun sonucu kardeşleri engelli olarak doğmuş. Gülbin ablasına, "Bizim annemize tekme atan ayağı nasıl öpersin?" diye soruyor. "Bizi yerimizden yurdumuzdan atan güçlere nasıl boyun eğersin?" Ona göre, ablası da onları etnik kimliklerinden ötürü dışlayan sisteme cesurca muhalif olmalı ama ablası bunu yapmıyor.  Gülan, şimdilik dindar kimliğinin ona verdiği avantajı kullanıyor ve iktidarın ona verdiği güçle, sıklıkla kardeşinin yaşam tarzına laf ediyor.

Bu Hoca Başka Hoca

Ali Sadi Hoca, Meryem ve Yasin'in mahallelerinde yaşayan ve onların çok hürmet ettiği din görevlisi. Bizler izlerken Peri'yi ve tavırlarını itici buluyoruz ama hoca denilince bizim de aklımıza gelen bir hoca tipi elbette var. Ama bu karakter bizi pek çok kez şaşırtıyor. Durumun caiz olup olmadığının tartışıldığı ülkemizde, o bir kız çocuğu evlat ediyor ve onu sımsıkı bağrına basıyor. Kızı, Hayrunnisa, günü gelip başörtüsünü çıkarmak isteyince de, varsayılanın aksine, kızının kararına saygı duyuyor.

Dindar Ailenin İki Arada Bir Derede Kalmış Kızı: Hayrunnisa

Aslında pek çoğumuz onun hissettiklerini anlayabiliriz. Ailenden farklısındır ama bunu onlara nasıl söyleyeceğini bilemezsin. Nasıl karşılayacaklar? Ya sana olan sevgileri azalırsa? Ama böyle de devam edemezsin çünkü bu sefer de rol yapıyor, kendini olduğundan farklı bir insan gibi gösteriyormuşsun gibii hissedersin. Bu sıkışmışlık çok zordur. Çocuklarımıza kendi dini, siyasi görüşümüze uygun isimler veririz. Onların da günü geldiğinde bizim gibi olmasını bekleriz. Ama onlar bizlerden farklı bireylerdir. Ali Sadi Hoca'nın kabul ettiği gibi bu durum kabul edilmelidir ki, mutlu nesiller yetişebilsin. 

Umarım sizler de diziyi sevmişsinizdir. Daha çok bu tarzda diziler görmek ümidiyle...Teşekkürler.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Cemile Atlı<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF