BİLİNMEZE DOĞRU

İşte şu yağmur, işte şu balkon, işte ben... Ben dediğim koskocaman bir oyuk. Edip CANSEVER6 dakika


Bilinmeze Doğru

  Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide savrulan bir bedenden ibaretti sanki hayat. Sadece nefes almak yetiyormuş gibiydi hayatta kalmak için. Hissizlik, bütün bedenimi çepeçevre sarmış dikenli teller gibiydi. Canım yanıyordu, bunu biliyordum fakat o acıyı hissedecek gücüm bile yoktu. Kurtulmak için yollar aramaya, bulmaya çalışıyordum. Çığlık atsam sesimi duyuramayacakmışım gibiydi. Kaybolmuştum sanki. Kimsenin olmadığı ıssız, kapkaranlık ve buz gibi bir yerde tek başıma; içinde bulunduğum ve adını koyamadığım durumdan çaresiz bir şekilde çırpınarak kurtulmaya çalışıyordum. Ben bile neler yaşadığımı bilmiyorken insanlara sesimi nasıl duyurabilirdim. Her şeyin bu kadar anlamsız geldiği bir dönemde yaşamak için savaş veriyordum adeta. Ruhum acılar içinde kıvranırken ve bir yardım eli ararken bedenim hissiz bir şekilde beklemekteydi. Bilinmezlikler silsilesi adeta beni ve ruhumu ele geçirmişti. Ne yapsam, kime, nereye gitsem kimsenin elinden bir şey gelmeyecekti. İçinde bulunduğum durum korkunun hatta acının da ötesindeydi. İçinde bulunduğum durumun bitmesini istiyordum. Beklemek sancılıydı fakat sesimi duyurmak için yapabileceğim bir şey yoktu. Kelimelerin ifade edemeyeceği nadir durumlardan birini yaşıyordum sanki. Kimsenin böyle bir durumu yaşamasını istemediğim ve bir an önce bitmesi için ümit ettiğim bu garip durum… 

  Uyusam geçer diye düşünüp saatlerce kendimi uyumak için zorlamalarım sonucunda uyuyup, uyandıktan sonra bitmek bilmeyen döngünün içinde olmak garip bir durumdu. Yemek yerken zevkle yenen o yemeklerin tadını alamamak, sevdiğim insanlarla birlikteyken onlarla eğlenememek ve geçen zaman boyunca dikkatimi insanlara ve konuşulan konulara verememek. Sürekli uzaklara dalıp gitmek ve aslında ne düşündüğümü bilememek, bunun bile farkına varamamak. Anlatmak için insanın içinde olduğu duruma anlam vermesi gerekir elbette. Bu durum o kadar yorucu, karışık ve insanı çaresiz bırakan bir durumdu ki anlatmaya ne düşünceler ne de kelimeler yetebilirdi. 

  Denizin tertemiz sularında yüzerken, derinlere doğru tek başına açılıp yüzmenin ve denizin tadını çıkarmak isteyen fakat birden ayağına kramp giren bir insanın sesini kimseye duyuramaması ve tek başına boğulmamak için denizin ortasında çabalaması gibi bir durum demek isterdim fakat bu hikayenin bir sonu olur elbette. O insan ya çabalamaya devam eder ve ayağındaki krampla baş ederek hayata tutunur ve kurtulur ya da kötü bir sonla boğularak ölür. Benim hikayemde bir son yok maalesef. Benim hikayemde bir son yerine bitmek bilmeyen ve ne kurtulmana ne de ölmene izin veren bir senaryo mevcut. Sürekli tekrarlanan, boğulma anındaki çaresizliği ve kurtulup kurtulamama arasındaki ikilemi iliklerine kadar hissettiğin bir senaryo…


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Sinem Enligün<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF