Genel

BEYZA’nın TUTUKLANMASI

8 dk


Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan “Kayyum Rektör İstemiyoruz “ sloganı altında süren hak mücadelesini bir kaç farklı açıdan inceleyeceğiz. Tüm açılar aynı merkezde toplanıyor. 

Öncelikle, Beyza’nın silah ya da silahlı bir örgüt bağlantısı var mı? 

Silah ve silahlı örgüt, tarikat mensubu kişiler ancak ve ancak kaotik gerilimlerin , çatışmaların yürütücülüğünü gerçekleştirir. Bunu anlamak için alim olmaya gerek yok. 

Yazacağım her şey aleyhime delil olsa, küçücük varlığımla, memurum CumhurBaşkanı üzerinden döndürülen liderlik oyununa boyun eğebileceğimi zannetmiyorum. 

Mevzu, maaşını benim ödediğim üst düzey memurumun nasıl oluyor da benim aydınlık geleceğim , genç nüfusumla bu denli çatışıyor olduğu. 

Batı Avrupa’nın en fakir ülkesi neden fakir biliyor musunuz? 1974 ‘e kadar 41 yıl boyunca bir diktatör tüm kaynaklarını kendi çıkarına kullandı. Bu rejime “Salazar “ rejimi dendi ve “karanfil  devrimi” adında halk destekli bir iradeyle keneyi etten ayırır gibi ayırdılar memleketten kanını emen diktatörü.

Düşünüyorum, böyle bir gözdağı olur mu? 

Mevcut yasaları uygulamayan bir iktidar , iktidar olur mu? 

Bu ülkeye ciddi zarar vermek değil mi? 

Tüm parasal kaynaklar, kişisel itibara harcanırken, toplumun eğitim sistemi dahi Gazi olmuşken, teknoloji adımları çağın gerisinden adım adım ilerlerken, neyiz biz? 

Maaşını verdiğimiz memurumuza el pençe divan duracak tebaa mıyız? 

Yok! 

Bin kere yok! 

Ayıplı mal alsam iade edilir.

Sistem yanlış, zararlı, tek kula büyük irade veren yanlış bir sistem, e düşünen de karşı çıkıyor. 

Sosyal hak diyorsanız, daha iyisi mümkün,

Yol diyorsanız , daha ucuzu mümkün,

AŞ diyorsanız , daha temizi mümkün,

İş diyorsanız , adaletlisi mümkün,

Aile diyorsanız , refahı mümkün…

E şimdi ben lisans eğitimimle, bir mühendis kadrosu danışmanlığında ülkeyi 10 yılda tüm dünya devletleri nezdinde özenilen ülke haline getiririm peki siz neden yapamıyorsunuz? 

Yasaları neden uygulamıyorsunuz? 

Halkın algısıyla bu biçim oynama hakkını size verdiğim maaştan mi alıyorsunuz? 

Gelelim günah keçisi yapılmış Beyza’ya…

Beyza silahlı örgüt üyesi mi?

Evinde silah buldunuz mu? 

Halkı galeyana getirecek toplumsal gücü nedir Beyza’nın? 

Üniversiteler mevzuuna bir bakalım tekrar, 2008 yılında üniversite rektör atamaları milli eğitim bakanlığına bağlandı, Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı memurumdu, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan memurumdu. 

Sonra sorular çalındı, bir baktık acayip; niteliği kesinlikle kazanmış öğrencilerle aynı olmayan bir grup insan ülkenin en prestijli ve derece ile öğrenci alan okullarında okuyup bir yolla mezun oldu sonra da benim üst düzey memurum CUMHURBAŞKANI  tarafından , adil seçim olmadan , üniversite yarı kamusal özerk idareli hizmetimin başına çeşitli görevlere atanmaya başladılar. 

Çok şaşkınım, maaşını ödediğim memurum, hak, adalet, seçim sistemiyle adilce belirlenmesi gereken bilim yuvalarımın yetkisini eline alma gayretini bunu vatan meselesinden öte bir mesele gibi yansıtıp, talebe çocukları vatana düşman ilan edip sürdürüyor.

Pardon değerli memurum, sizin görev ve yetkilerinizi halk seçimine bağlama gayreti içinde size oy vermiş, maaşınızı ödeyen halk insanları ;  sizi olmayan savaşların komutanı yapmak için başımıza koyduysa bağışlayın. Bir hata etmişler. Elbet hatadan dönmeyi de sandıklarda bilirler. 

Selametle.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

N.söz Uçar<span class="bp-verified-badge"></span>

3 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. yazınızı sonuna kadar okudum..haklı olduğunuz noktalar da var, ütopik yaklaşımlarınız da..bu ülkede eğitim vermedikçe(eğitim dediğim okullarda öğretilen öğrenim değil, düşünmesini bilen insanlardan kastım) hiç bir yol kat edemeyeceğimizi, insanca yaşamak için çaba sarfedeceğimizi anlatmaya başlamalıyız..bunun da kilit noktası, sizin benim gibi bu yazıya, bu bakış açısına ulaşamayan insanlara ulaşmak, anlayacakları dil ile ötekileştirmeden anlatmak olmalı..saygı ve sevgi ile..

    1. Etkileşiminiz ve güzel üslubunuza teşekkür ederim. Ötekileştirme , dışlama getiren bir kavram. Yazdıklarımda memurlarımı aitlikle bildirdiğim konusunda hemfikir oluruz umarım. Elbet , sadece eğitim sistemi değil eğitimin denetimliliği de zaruridir. Mesela eğitimin ilk kademesi ailelerimiz. Uzun süredir gerekli makamlara bir talep oluşturma çabasındayım : ebeveynlik ehliyeti. Bilirsiniz bir bireyin birey oluşunun empati ve vicdan geliştirmesinin, iradesinin ilk temellerini atan ailelerin en yüksek kaynak aktarımıyla sağlıklı çocuk geliştirebilmesi için eğitilmesi ,eğitim İle birlikte psikolojik sağlıklarının test edilmesi ve akabinde yeterli olana değin çocuk sahibi olmalarının çeşitli algı yöntemleri ve tedbirlerle önlenmesi taraftarıyım. Dünya hiç bir rejimi uzun süre sürdürebilecek bir mekanizmada değil. Sürdürülebilirlik çok mühim. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerle refahta ve güçlü jenerasyonlar yetiştirecek bir toplum yaratmak 15 yılda mümkündür. Bunu ayrıntılarıyla algılayabilirsiniz: öncelikle Türkiye inkilap tarihini iktisadi açıdan incelemenizi ve sosyal psikoloji alanında çeşitli araştırmalar yapmanızı öneririm. Ülkemiz tarihinde söylediğim bu dönüşümün mümkün olduğu bir çok bilgiye ulaşacaksınız. Distopik ve ütopik bir çok düşüncenin mümkün olduğu bir Dünya insanlık tarihimiz var. Sevgilerle.

  2. Cevabımı, genel bir “Nasıl mümkün olur” giriş paragrafı olarak okumanızı rica ederim. Benzer düşünüyoruz, kitlelerin anlaması bir algı yönetimi biçimi. Onunda 5 yıllık programlı bir çalışmaya ihtiyacı var.

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF