AŞK VE ANARŞİ (1973) FİLMİ İNCELEMESİ

“Köpek gibi yaşamaktansa, köpek gibi öldürülmeyi tercih ederim.”12 dakika


AŞK VE ANARŞİ FİLM İNCELEMESİ

ÖZET

“Köpek gibi yaşamaktansa, köpek gibi öldürülmeyi tercih ederim.”

Bu sözler, Mussolini’nin faşist rejiminin getirdiği fakirliğe ve modern köleliğe isyan etmiş olan İtalyan köylüsü Antonio “Tunin” Soffiantini karakterinin, yani baş kahramanın Aşk ve Anarşi filminde geçen sözleridir.İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, siyasetle hiç alâkası olmayan ve köyünden bir kez bile olsun dışarı çıkmamış olan fakir İtalyan çiftçisi Tunin, çocukluk arkadaşının köyde Mussolini’nin faşist polisleri tarafından sırtından vurularak öldürüldüğüne şahit olur. O güne kadar siyasete hiç bulaşmamış olan Tunin, arkadaşının bu şekilde öldürülmesini hazmedemez ve ölen arkadaşının yarım kalan davasını kendi üzerine alır. Bu söz konusu dava, Mussolini’ye bir suikast düzenleme ile ilgilidir. Bunun için Tunin, anarşist kampına katılıp sağlam bir eğitimden geçer. Daha sonra Roma’ya gelir ve Roma’daki gözde bir genelevde çalışarak anarşistlere gizlice yardım eden fahişe Salomè ile temasa geçer. Salomè, herkese Tunin’i kendi kuzeni olarak tanıtır ve onu genelevde bir misafir gibi yaşatmaya başlar. Aşırı derecedeki çilli yüzü, garip tavırları ve saf görüntüsü ile önceleri herkesin alay konusu olan Tunin, daha sonra mertliği ve zekâsı sayesinde sevilmeye başlar. İlerleyen günlerde Mussolini’nin geçeceği yerlerde keşif çalışmaları yapar. Bu sırada Salomè’nin meslektaşı olan ve onunla aynı genelevde çalışan Tripolina’ya gönlünü kaptırır. Tripolina’dan aşkına karşılık gördüğünde ise bu kez Mussolini’ye suikast girişimi konusunda kendi içinde bir takım gelgitler yaşamaya başlar. Acaba bu aşk, Tunin’i davasından vaz mı geçirecektir? İtalyan halkının geleceğini ve anarşist köylü arkadaşının intikamını sırf kendi geleceğine tercih mi edecektir?

DEĞERLENDİRME

Anarşistler her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektedir. Ve zorlayıcı kurumlara ve toplumsal bazlı hiyerarşilere karşılardır. 1930’lar İtalya’sında insanlar eşitlik ve özgürlükle karakterize edilen bir toplum istiyorlardı. Bu eşitlik ve özgürlüğü ise devlet baltalamaktadır.Anarşistler özgür bireylerin tamamen kendi özgür iradelerine dayalı olarak kuracakları toplumsal ilişkiler, insanlığı özgür, mutlu ve bağımsız yapacağına inanıyorlardı.Olay Tunin kişisinin tercihleri ve yapmak istedikleri etrafında şekillenmektedir. Tunin’ in yoksul olarak karakterilize edilmesi de aslında burada Anarsizm bunun nedeninin devlet otoritelerin yarattığı egemenlikten kaynaklandığını gösterir.Faşistler tarafından öldürülen arkadaşının intikamını almak isteyen Tunin ’ in ilk amacı Faşist lider Mussolini ’ yi öldürmekti. Faşizmi , ’’ Her şey devlet için ve devlet içindedir, hiçbir şey devletin dışında ya da devlete karşı değildir ’’ demiştir Fasist Giovani Gentile . Aşk ve Anarşi filmindeki ana olay mekânın ise genelevi olması burada aslında Faşizmin devlet idealine karşı çıkmaktır. Ve Tunin’ in genelevinden bir kıza aşık olmasıyla hayatı daha da karmaşık hale gelmiştir. Tunin’in fikirleri tam oturmamıştı aslında. Ne yapmak istediğini tam bilmiyordu. Cesaretliydi ama diğer Anarşist liderlere göre kendinin daha yetersiz olduğunu düşünüyordu. Aşkı ve yapmak istediği arasında kalmıştı. Tunin burada iyimser bir insan doğasından hareket eden anarşizmi temsil ediyordu. Anarşizmde insanların herhangi bir yöneticiye ihtiyaç duymaksızın, kendi kendilerini yönetme düşüncesi içinde bulundukları yerlerde şekillenmeye başlamıştır. Salomè ve Tripolina, Mussolini’yi öldürmek isteyen Tunin’i engellemeye başlar. Aşk ve Anarşi, onları politik ve duygusal entrikalarla dolu bir yere sürükler.Tunin’in Mussolini’ yi öldürmekteki amacı intikam almaktan daha çok, Mussolini’ nin öldürülmesiyle devletin yok olmasına yol açacağını düşünüyordu. Bu aslında Tunin’in Anarsist olduğunu gösterir.Bütün otoritelere ve hiyerarşiye karşı çıkan Tunin’ in polisleri öldürmesi de bu karşı çıkmanın bir yansımasıdır. Tunin’ in amacı Mussolini’ yi öldürmekti. Ama korkularına yenik düştü. Kendini feda edecek kadar cesaretli ama Mussolini’yi öldüremeyecek kadar korkaktı. Sonuç olarak, Tunin Mussolini’yi öldüremedi. Ve tutuklandıktan sonra Faşistler tarafından intihar süsü verilerek öldürüldü. Bence Tunin anarşizmin ruhuyla bağdaşmıyordu. Çünkü anarşizmde daha keskin fikirler vardı. Şiddetsizliği savunan Anarşizm’de birini öldürmek Anarşizm ruhuyla bağdaşmamaktadır. Ve ask ve anarşi yan yana olmazdı. Çünkü duyguların devreye girdiği bir yerde mantık her zaman geri planda kalır. Tunin’de aşık olmasıyla genelevinde asıl olma nedenini unuttu. Ve Tunin ilk bastan beri kendi bireysel öz inancıyla hareket etmedi. Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Ama bu otoriteyi yok etme Mussolini’nin öldürülmesiyle değilde Anarşizm’in ruhuna hitap eden pasif eylemlerle olmalıydı. Ve Tunin’in suikast girişimi ona pahalıya patladı. O zamanlarda da aslında şimdiki gibi farklı düşüncelere karşı bu düşünceleri şiddetle ve bu kişilerin öldürülmesiyle yok olacağını düşününen düşünce yapıları hakimdi. Tunin’de bir kurbandı.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Tuğba Göncü<span class="bp-verified-badge"></span>

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF