Adana Demirspor 80 Yaşında

8 dk


   Şimdi size 80 yıllık bir hikaye anlatacağım. Acısıyla, tatlısıyla, mavisi ve lacivertiyle. Hiç gün yüzü görmemiş, hep acı çekmiş, cebindeki son parayı vermiş, cebinde yoksa canından vermiş bir hikaye. Çoğuna göre hiç ama çoğuna göre kalbin ta kendisi.

  28 Ocak 1940. Tren yolu işçileri raylardan yeşil sahalar uzanacak bir hikaye yazıyor. Bir yanına mavi, diğer yanına laciverti, armasına demiryolu temsili demir kanatlarını alıyor. Ve işçiler Adana Demirspor’u kuruyor. Karşılıksız sevmek teriminin bire bir karşılığı. Tam anlamıyla bozuk düzenin demir çocukları.

 80 yıllık tarihinde belki şampiyonluklar dolu değil. Belki müzesi kupalarla dolu değil ama sevgisi en derinde. Ruhuna işleyen, aklından çıkmayan bir sevgi. Sanayi esnaflarının takım dizdiği duvarın en tepesine asılmış bir bayrak, sokakta simit satan bir çocuğun boynuna sardığı atkı. Minibüs şoförünün aynasından sarkan flama, her maç gününü heyecanla bekleyen çocuğun baş ucunda asılı duran forma. Ve gerçek halkın takımı.

 Tribünde söylenen besteleri bile acı dolu. Mazisine haykırış. Keskin bir bıçak gibi saplanıyor kalbe. “Hep hüzün acı ve keder, gün gelir bu dertler biter”. Yılların yorgunluğu bu. Bitmeyen dertlerin, arkası gelmeyen umutların dışa vurumu. “Tarifi yok, anlatılmaz böyle delice bir aşk, zor günlerdi, geldi geçti, haydi zafere ulaş”. Kapkara günlerden aydınlığa çıkarken yazılmış sözler. Kaderine terk edilen bir takımın ha gayret son bir kez yeniden ayağa kalkışı.

 Kaderine terk edilmişti takım. Borç çoktu. Eğer ödenmez ise Adana Demirspor transfer yapamayacak belki de yok olacaktı. Duyurular yapıldı. Bize sahip çıkın denildi. Kimse yüzünü dönmedi. Kapılar bir bir kapanıyordu. Adana Demirspor yok oluyordu. Bir adam çıktı. Bir gece tüm borçları üzerine aldı. Bir mektup bıraktı ardında. O son konuşmasında yüzünden okunuyordu acısı. “Bana göre Adana Demirspor’umuzu karanlığa ittiniz” diyordu. O gece kendini asıyordu adam. Bekir Çınar Adana Demirspor’u canıyla aydınlığa çıkarıyordu. Arkasında on binlerce kişi şöyle haykırıyordu “şehrin asi çocukları, unutmaz ki Bekir başkanı”. Unutmadılar. Bir gün şampiyonluk gelirse kupa ilk Bekir başkana gidecek!

 Sezonu ve maçı hatırlamıyorum tam olarak. Dakika 89 olmuş. O ara topu kaptırdı bizim çocuklar. Golü yedik. Dakika 90 olmuş. Stadyuma öyle bir sessizlik çökmüş ki sevinen oyuncuların sesi duyuluyor yalnızca. Ve en arkadan bir ses yükseliyor “canım feda olsun sana”… Zaten 90 dakika bağırmışız, kalan son nefesimize yine haykırıyoruz. Kaybetmeyi en iyi biz biliyoruz çünkü. O yüzden “canım feda olsun sana”

 Tarifi olmayan bir sevgiden, 80 yıllık bir hikayeden bahsediyorum. Su topu takımının tüm ülkeyi dize getirdiği ve “yenilmez armada” olarak anıldığı zamanlarından, futbol takımının yirmi küsür yıldır göremediği süper denen ligden tutun da en zor zamanlarına kadar. Tarifi olmayan, anlatılamayan, armasını vücudumuza kazıttığımız bir hikayeden bahsediyorum size. Hep dediğimiz gibi “zaten sizin bizi anlamanızı beklemiyoruz” ama “seviyoruz deli gibi”.

 Ve halkın takımı,
80 yıllık çınar,
Adana Demirspor 80 yaşında!

İyi ki Doğdun Adana Demir!
Çok yaşa! 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Serkan Tutal

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF