2020 ve Düşüncesizliğini Bile Düşünmeme Sanatı

11 dakika


2020 ve Düşüncesizliğini Bile Düşünmeme Sanatı


‘Asla Söylenmeyen ve Söylenmeyecek Olanlar’ adlı yazım için tıklayın…

Diğer ‘Edebiyat‘ içeriklerine ulaşmak için tıklayın…


        Bir mevsim deseler inanırdım bu geçen zamana. Bir yıl olması imkânsız. En sevdiğim filmden, en çok dinlediğim müzik listemden bile kısaydı. Güneş yakmalıydı, yakmadı. Karlar yağmadı, yağmurlar yanaklarımıza kadar inemedi. Hep üşüdük ama.

Koştur koştur otobüse yetişmeye çalışırken, kalabalık toplu taşımada insanlardan her zamankinden daha çok kaçmaya çalışırken, zamanında öfkeli gözlerle taciz ettiğimiz, edildiğimiz kokuları kalabalık içinde kendimize boca ederken, düşecek gibi olduğumuzda dahi tutunacak yerlere dokunamazken, her sabah gülümsemeyen dudaklardan şikayet ederken onları artık asla göremezken, aynı ortama girdiğinde birbirini tanımazdan gelenler bile yüzlerini göremedikleri tanıdıklarını gerçekten tanımadığında bile hep zor nefes aldık.

       Arkadaşlık, dostluk, aile olmak, kendinden başkasını düşünmek, korkmak – belki ölmekten, belki öldürmekten- ne demek daha iyi anladık sanırım. Bana sorarsan bunların kıymetini anlamayan yine asla anlamadı ve sonuçları artık sadece kendine zarar değil. Çok şey öğretmesi gereken bir musibet bin nasihatten daha makbul olmalıydı ama yine bazı insanlar için olmadı. Mesela özlemenin telafisi karşındakinin sağlığını tehlikeye atmak olmamalıydı. Ama olmadı. Sevmeyi bilmeyenler yine özlemeyi ve hasret gidermeyi de bilemediler. Birbirimize dokunmayı, sarılmayı, destek olmayı, yanında olmayı dip dibe olmak sandık, kalbe dokunmayı hiç anlamadık. Dip dibeyken de paylaşacak bir cümlemiz olmadı aslında. Başkasını hasta edebileceğini dert eden o naif ruhlar da bilirken gezmenin, sarılmanın, öpmenin en alasını belki vazgeçti şimdilerde sadece bir lükse dönüşen bütün rutinlerinden. Ama bazıları yine anlamadı bu dünyadaki, yollardaki bu boşluğu. Sanki dünyanın en iyi fırsatını yakalamışlardı, kendinden emin adımlarla dünyayı arşınlamak isteğiyle koştular. Ah şu hastalık… Adını bile yazmıyor zaten tutunmayı beceremeyen ellerim. Malum hastalıktan daha beterdi “Düşüncesizlik”. Bilemeyen yine hiç bilemedi, düşünmediği üzerinde de düşünmedi bir an bile.

        Hadi kandırmayalım kendimizi, kimseyi, zaten bir maskeli baloydu hayatımız bu cerrahi maskeleri takmadan da önce. Adapte olmamız çok normaldi bu yüzden. Dünyaya çok gördüğümüz gülümsemeler o maskenin altında da yok. Dışardan girmese de belki virüs, içerden çok kolay çıktı dışarıya çirkin bir sürü söz. Hiç çekinmedik ki zaten insanların ruhunu incitmekten, kıskanmaktan… Zaten maskelerden bir an bile vazgeçilmeyen şu dünyada “Ben ondan daha iyi ölürüm, öldürürüm” diyenine bile denk gelebilirsiniz. Yine en güzel iş hayatı hobisi emeği büyük bir lütufla yok saymaktı mesela. Ne bileyim en rağbet gören yalakalık yine revaçtaydı söz konusu mevki olduğunda ve yine bunun gereklerini en maharetli bilenler kazandı (Kazandı?). Evsizler mesela #evdekal ‘dan muaftılar. Yine uymuyorlardı insanların kural, kaide ve düzenine. Hayvanlar, ah göğsümde inceden ölene dek taşıdığım sızılar… Onlar her zamankinden daha çok aç ve susuz kaldılar. Bu başlı başına başka bir konu biliyorum ama zaten #adaletsizlik ‘in altında yine en çok kalanlar onlardı ve yine hayat onlara adil olmadı. Zaten bunun kelime anlamlarını bile bilen kaldı mı sorgulanır.

  Güldürmeyin beni. Bu yıl hiçbir şey öğretmedi kimseye olduğundan farklı olarak. Düşüncesizler olduğundan daha düşüncesiz, farkında olanlar bir şeylerin daha farkında oldu hepsi bu. Ben de isterdim harikulade anlamlar yüklemeyi bütün insanlara. İsterdim ki sevmeyi bilmeyenler sevmeyi öğrensin, insanlar birbirinin kıymetini anlasın, bırakın birbirimizi dünyanın kıymeti anlaşılsın. Herkes tabiki farkında bütün olanların. Kimse kendini kandırmasın! Olduğundan bambaşka biri olmadı kimse. Dünya hala koca bir maskeli balo. Tek fark maskelerimizin üzerine taktığımız cerrahi maskeler. Sevgi hala mantıktan bağımsız. Merhamet hala adaleti sağlamaya yetmiyor. İnsan, sadece insan işte! 

        Yeni gelecek olan yılda bir anda muazzam bir değişim beklemek yersiz. Olacaksa da artık her ne olacaksa, yavaş yavaş olacaktır. Üzerime vazife olmasa da benden naçizane tavsiye, beklentilerinizi her zaman düşük tutun. Umutla yersiz ve büyük beklentilerinizin aynı anlamlara geldiklerini sanmayın. İlla yine ısrarla hiçbir çaba sarf etmeden bir şey bekleyeceksiniz yeni yıldan biliyorum ama dileğiniz sevgiye sarılarak ayağa kalkabilme gücü olsun. 


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

Mercan Apaydın Yüzgeç

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyici!

Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek yayın hayatını sürdürmektedir. Lütfen web sitemizi beyaz listeye ekleyerek bizi desteklemeyi düşünün.

Format Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında bir şeyler ortaya çıkarmayı amaçlayan bir dizi soru
Bilgi Yarışması
Bilgiyi kontrol etmeyi amaçlayan doğru ve yanlış cevapları olan bir dizi soru
Genel İçerik
Embed'ler ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Embed içerileri
Ses
Soundcloud ve Mixcloud Embed'leri
Görsel
Fotoğraf veya GIF