2 Kasım’da Okullar Açılacak Mı?

Hasta olmayan, sağlığın kıymetini bilmez. 20 dk


Okullar açılıyor…

  Eğitim süreci, uzaktan eğitim ile 31 Ağustos’ta başladı. 21 Eylül'de 1. sınıfların ve anaokullarının seyreltilmiş ve kademeli olarak yüz yüze eğitim ile devam etti. Ardından 2. 3. 4. 8. ve 12. sınıflar için 12 Ekim'de eğitim yüz yüze olarak başladı. Şimdi de Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde yaptığı konuşmada, ‘‘Eğitimde yeni bir adım daha atarak, ortaokullarda 5. sınıflarda, liselerde 9. sınıflarda yüz yüze eğitim ve öğretim faaliyetlerini 2 Kasım tarihi itibariyle başlatıyoruz. Halen uzaktan eğitimin sürdüğü, diğer sınıflarda ilgili tarihi de gelişmelere bakarak en yakın zamanda kamuoyuna ilan edeceğiz.’’ sözleri ile açıkladı. Geçtiğimiz günlerde açıklanan haber ile yüz yüze eğitimin başlayacağı açıklamasının ardından okullarda eğitim görecek olan sınıf sayısı sekize yükseldi.

                           Açıklama: https://tele1.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/New-Project-2020-09-05T113349.810.jpg

   Birçok anne babayı endişelendiren, anketlere konu olan ve tarafları ikiye ayıran bir durum ortaya çıktı böylelikle… Okullar açılmalı mı ve çocuğunuzu okula gönderir misiniz? Bizler de herkes gibi aramızda bu konuyu tartıştık. Yine hayatımdan kısa bir anekdot paylaşmak istiyorum. Sevgili kuzenim ile yaptığım konuşmada, konumuz okulların açılmasına geldi. Kendisi okulların açılmaması gerektiğini ve çocukların çok küçük oldukları için kendilerini koruyamayacağını düşünüyor. Bendeniz ise durum belirsizliğini koruduğu için eğitimin aksatılamayacak kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Ve çocuklarımızın bizden daha hızlı öğrendiğini ve daha kolay adapte olduğu gerçeğini görmezden gelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Biz bir karara varamadık. Siz ne düşünüyorsunuz?

                          Açıklama: KORONA VİRÜS NASIL ANLAŞILIR

    Tabii ki hayatta ki en önemli kriter sağlımızdır. Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin sağlıkları riske atılmadan gerekli sağlık, hijyen ve sosyal mesafe önlemleri en üst kademede alınabiliyorsa okullar açılmalıdır. Salgının başından beri bazıları önlemler konusunda çok hassas iken bazıları da umursamaz bir tutum gösterdi. Okulların açılıp açılmayacağı ile ilgili durumu değerlendirirken, ailelerin kaygı içinde olması normal karşılanması gereken bir durum. Bu nedenle, kaygı durumunu göz önünde bulundurmakla birlikte daha geniş yelpazede bir değerlendirmeye de ihtiyacımız var.

                             

  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koronavirüs (Covid-19) vakalarının yüzde 10'undan azının ve virüs kaynaklı ölümlerin yüzde 0,2'sinden azının 20 yaşın altındaki kişilerde görüldüğünü belirterek okulların açılmasından yana olduklarını söyledi.Salgının etkisinin devam ettiği bu süreçte okullar açılmalı mı? UNESCO, UNICEF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların önerileri dikkate alınarak okulların gerekli sağlık önlemleri alınarak açılması gerektiğini düşünmekteyim.

  Dünyaya baktığımızda da, nisan ayının ortasından itibaren Almanya, Fransa, Japonya, Avustralya gibi dünyada birçok ülke, okulları tekrar açtı. Vaka çıkan ülkelerde, ülke çapından ziyade vakanın olduğu okulların kapatıldığı görülecektir. Güncel UNESCO verilerine göre Avustralya, Yeni Zelanda, Kore, Japonya, İsviçre, Avusturya, Fransa, İsveç ve Norveç gibi birçok ülkede Ağustos ayında yüz yüze eğitim devam etmektedir. Diğer birçok ülkede yaz tatili olduğundan dolayı okullar şu an kapalı durumdadır.

 Okulların açılma sürecinde neler yapabiliriz? Nasıl bir strateji takip edebiliriz? Bunları düşünürken aklıma bu sorular geldi. Sizler için çeşitli kaynaklardan araştırma yaptım ve önerilerimi maddeler halinde listeledim. Haydi beraber bir göz atalım…

  • MEB’in yaptığı en somut uygulama ‘ ‘Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyon Önleme Kontrol Kılavuzu’’ hazırlamaktır. Kılavuzda okullardaki hijyen ilkeleri tanımlanmış ancak okulların hijyen malzemesi ve gerekli ek temizlik personelini nasıl sağlayacağı konusunda bilgiler yer alıyor. Hatırlar mısınız? Bilmem. Bizim zamanımızda matematik, Türkçe gibi derslerin yanında milli güvenlik eğitimi, teknoloji tasarım gibi dersler vardı. Benim önerim bu gibi derslerin müfredatına benzer  ‘‘Hijyen Eğitimi’’ dersi verilmeli. Bu eğitim sınıflara göre kademeli olarak verilebilinir. Pandemi sonrasında da adabı muaşeret ve sağlık dersleri olarak devam edebilir.
  • UNESCO, UNICEF ve Dünya Bankası gibi ülkelere eğitim konusunda destek olan uluslararası kuruluşların ve bilim insanlarının öneri ve tavsiyeleri takip edebiliriz.
  • Çocukların çok kalabalık halde toplanmasını engelleyecek şekilde teneffüs vb. saatler düzenlenmelidir. Toplu etkinliklerden kaçınılmalıdır.
  • Ateş ölçümü işlemleri düzenli olarak her gün yapılmalıdır. Her öğrenciyi o sınıfın öğretmeninin  takip etmesi daha kontrol sağlayacaktır. 
  • En baş madde tabi ki, hijyen, sosyal mesafe ve maske kurallarına katı bir şekilde uyulmalıdır. Öğretmen ve aile işbirliği ile çocuklarımıza doğru şekilde zorunluluk olduğu anlatılmalıdır.
  • Çocuklarımızın çantalarına  mutlaka yedek maske,kolonya,peçete gibi hijyen kitleri koymalıyız. Tabi ki kendi çantalarımıza da… 
  • Hem öğretmenlerimize hem de öğrencilerimize  psiko-sosyal destek sağlanmalıdır.
  • Eğitime ayrılan kaynaklar artırılmalıdır. Öncelikli olarak okulların hijyen malzemesi ve temizlik elemanı ihtiyacı karşılanmalıdır. Gerekli durumlarda aile-okul işbirliği ile velilerden destek alınmalıdır.
  • Eba TV ‘de yaşayan sıkıntıları hepimiz biliyoruz.Eğitimin uzaktan yürütülme ihtimali her daim dikkate alınmalı, okullar ve öğretmenler buna hazır hale getirilmelidir.
  • Ülke çapında okulları açma kararı alınmalı ama salgının etkisinin il, ilçe ve mahallelere göre yoğunluğu dikkate alınarak okulları kapalı tutma kararı belirli kriterler belirlenmeli ve uygulanmalıdır.Daha geç başlayanlar telafi ve destek programları ile önce açılana yetişmeye çalışılmalı ve her daim eğitim eşitliği sağlanmalıdır.
  • Öğrenciler ve aileler ile etkili bir iletişim kurulmalı. Öğrenciler uzaktan ve yüz yüze eğitimin derslerini takip konusunda motive edilmelidir.  
  • Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim birlikte çalışmalar yürütmelidir. Tüm bilgiler şeffaf ve açık bir şekilde paylaşılmalıdır.

                                       

   Her şeye rağmen çocuk sahibi olmadan konuşmak daha kolay belki de… Ama şunu söyleyebilirim. En büyük temennim eski günlerimize dönmemiz ve sizlerle daha az ciddi olan edebiyat ve sanat konularında konuşmaktır.

                                                                                     Şimdilik hoşça kalın ve sağlıkla kalın…


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

SERAY YILMAZ

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud Gömme
Görsel
Fotoğraf veya GIF